OKAN MÜDERRİSOĞLU
Ekonomi yönetiminde durum raporu
Faiz prangası biraz gevşetilince Türkiye ekonomisinin nasıl dinamik büyüme performansı sergileyebildiği artık daha iyi anlaşılıyor. Kuşkusuz, sadece "özel tüketim" kaynaklı büyümeden bahsetmiyoruz. Ama toplam büyüme için mutlaka iç tüketimin uyarıcı etkisinin gerekli olduğunu savunuyoruz. Kaldı ki TÜİK'in resmi verilerinin yanında İstanbul- Ankara- Adana yolundaki kamyon trafiğini izleyenler bile, ekonomideki canlılığı kolaylıkla fark edebiliyorlar. Şurası çok açık... Ülkenin geleceğine güven olmazsa üretim olmaz.
Üretim olmazsa haliyle tüketim de olmaz.
Tüketim olmazsa nakliye hiç olmaz!
Birincisi, Cumhurbaşkanı ile Hükümet'in uyumu.
İkincisi, "yapısal reform ajandasına" bağlılık. Yani, ekonomiyi maceraya atacak hiçbir oldubittiye fırsat vermemek.
Ayrıca seçim öncesinde taahhüt edilen ve 6 ay gibi kısa sürede yerine getirilen vaatlerin finansmanına odaklanmak.
1- Ankara'da, köklü ekonomik değişime odaklı ve yatırımcı dostu kadrolar iş başında.
2- Reel ekonominin beklenti ve ihtiyaçları için ekonomi yönetiminde zihinler açık.
3- Ar-Ge'yi, rekabeti, teknolojiyi, uluslararası doğrudan sermayeyi önemseyen mekanizmalar işlemekte.
4- Türkiye'nin güvenlik riski sarmalına sokulmak istendiği en hassas dönemde dahi ülkenin geleceğini teminat altına alacak makro kararlar alınabilmekte.
Bu görüntü, hem ezber bozar hem de ülkedeki sistem sorununun çözümü için enerji verir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.