OKAN MÜDERRİSOĞLU

01 Mayıs 2025, Perşembe

İmamoğlu adaylığı zorlarken radara yakalandığını biliyor muydu?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Önce, her türlü siyasi düşünce ve unvandan bağımsız olarak ve mutlak surette gözettiğimiz ilkeleri bir kez daha kayda geçirelim. "Lekelenmeme hakkı kutsaldır. Hakkında kesin hüküm kuruluncaya kadar kişi suçsuzdur. Şüpheden sanık yararlanır. Soruşturma gizliliği esastır!" Pratik hayatta prensiplerle uygulamaların ne kadar örtüştüğü bir tartışma konusudur. Gayretler de ideal olana yakınsamaya dönüktür.
Şimdi gelelim o kritik soruya...
"Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanı adayı olmasa idi adli takibata uğrar mıydı?"
İmamoğlu fanatikleri ile Tayyip Erdoğan karşıtlarının bu noktadaki cevapları malûm. Ama bu genel kabuller, eldeki verilerle ve gerçek profille örtüşmüyor. Nedeni de o kadar karmaşık değil. Zira İmamoğlu da onun genel başkan seçtirdiği Özgür Özel de mızrağın çuvala sığmadığını biliyor ve tedbir almaya çalışıyordu.
Bu hususun, Ekrem Bey bakımından göstergesi çok açıktı. Beşiktaş Belediyesi'ne operasyon düzenlendiği sabah saatlerinde İmamoğlu'nun İstanbul Cumhuriyet Başsavcısına ulaşma girişimi ve kısa mesaj göndermesi, radara yakalandığını bildiğinin işaretiydi.
Özel ise "Erken seçimin cumhurbaşkanı adayı da erken belirlenir" söylemiyle Ekrem İmamoğlu üzerinden bir taşla birden çok kuş vurmayı denemekteydi.
1- İmamoğlu'na cumhurbaşkanı adayı sıfatıyla -güya- siyasi zırh kazandırılması hedeflenmişti. 2- Duyum alındığı anlaşılan soruşturmanın kapsamının -muhtemelen- değiştirilebileceği umulmuştu. 3- İmamoğlu'na gözaltı/tutuklama işlemi yapılmasının "siyasi mağduriyet" yaratacağı hesaba katılmıştı. 4- Bir iletişim stratejisiyle adli sürecin ana ekseninden çıkarılarak kolaylıkla siyasallaştırılabileceği düşünülmüştü. 5- İmamoğlu rüzgârının sürdürülmesi, Ekrem Bey'den daha önemli hale gelebilecekti.
Özetle... Ekrem İmamoğlu, organik görünümlü seçim kampanyası ve belediye başkanlığını kazanma performansını, halka yaslanarak sürdürmekten zamanla uzaklaşmış, bir güç ve çıkar ağının merkezine oturmuştu. Er ya da geç lâstik patlatacağının farkına vararak, karşı atağa kalkmayı tercih etmişti.
Gelinen aşamada... CHP Genel Başkanı Özel, "erken seçim senaryosuna" dayalı yeni bir fazı yönetmeye soyunmuştur. Nedir o faz?
1- Ekrem Bey cezaevindedir ve kendisi külfete katlanırken, nimetin paylaşılmasından rahatsızdır. 2- Dikkatlerin Ekrem İmamoğlu ve mağduriyet algısında yoğunlaşması CHP için yaşamsal öncelik kazanmıştır. 3- Mansur Yavaş'ın CHP yörüngesinden çıkma ihtimali, İmamoğlu-Özel ikilisinin "kazanma planını" sekteye uğratabileceği için ona da sembolik devlet görevi vaat edilmiştir. 4- Yavaş Cumhurbaşkanı-İmamoğlu Başbakan formülü, konjonktürün ürünü, vakit kazandırması beklenen cin fikirdir. 5- CHP'nin, sanki seçim kazanmış gibi makam dağıtımına soyunması toplumun bilinçaltına oynamasından ibarettir.
Ve nihayet...
Algının, olgunun önüne geçtiği, hatta gerçek kabul edildiği bir dönemin kapıları açılmıştır. İmamoğlu'nun hâlâ etkinliğini koruyan ekibi, soruşturma aşamasındaki sorular üzerinden bilhassa taraftarlarını sevk ve idare etmektedir. Yani, özellikle seçilmiş kimi arama tutanaklarının paylaşılması, suç geliri aklama şüphesine dönük bazı soruların sızdırılması suretiyle masumiyet imajı kurgulanması siyasi kurnazlık eseri gibi durmaktadır. Böylece, "Dosya boş. Kuvvetli delil yok. Bula bula gizli tanık ifadesi bulmuşlar" türü açıklamalara zemin oluşturulmuş, algı çarpıtması pekiştirilmiş, soruşturma hatta kovuşturma süreci değersizleştirilmek istenmiştir.
En başta yazdığım gibi...
Kimse hakkında "peşin hüküm verme" konumunda değiliz. Gerçeklerin şeffaf bir şekilde ortaya çıkmasının, Türkiye'yi yönetmeye talip olan veya bundan sonra bu işe soyunacaklara ibret ve gösterge olmasından yanayız!
NOT: 1 Mayıs'ı Emek ve Dayanışma Günü olarak "tatil ilân etmek" muhafazakâr- demokrat bir partiye nasip oldu. 1 Mayıs'ı çatışma alanına çevirmek isteyenler bir yanda... Emekçinin yerini algoritmalara, robotik kodlamalara bırakmaya hazırlananlar diğer yanda...

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Okan Müderrisoğlu | İmamoğlu adaylığı zorlarken radara yakalandığını biliyor muydu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.