OKAN MÜDERRİSOĞLU

20 Ekim 2026, Salı

Liderlik örneği... Ve yapılması gerekenler!

Tarih, 3 Mayıs 2010... TBMM'de anayasa değişikliği paketi görüşülürken, siyasi parti kapatmayı zorlaştıran madde reddedildi! Gecenin ilerleyen saatleriydi. O anı iyi hatırlıyorum. AK Partili milletvekillerinin yüzü düştü. Allah selamet ve şifa versin, Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, oylama sonuçlarını alır almaz Meclis Bahçesi'nde oturan (Başbakan) Tayyip Erdoğan'a bilgi vermeye gitti. Haliyle onlarca milletvekili de adeta panik havasında Bekir Bey'i izledi. Erdoğan, partisindeki fireyi hızla analiz etti ve Bekir Bey'e, "Milletvekillerimiz hemen Genel Kurul'a dönsün. Paketin kalan maddelerine sahip çıksın" talimatı verdi. Bir maddenin paketten düşmesiyle AK Parti'nin yenilgiye uğradığı algısının oluşmasını soğukkanlılıkla önledi. O siyasi refleks, kriz dakikalarında lider duruşunun ne olması gerektiğini hafızalara kazıdı...
Tarih, 6 Şubat 2023... Türkiye; 11 ili, 14 milyon nüfusu sarsan asrın felâketi ile karşılaştı. AK Parti'nin enkazın altında kalacağını savunan deprem fırsatçıları türedi. Erdoğan ilk iş olarak; devleti, partisini, belediyeleri toparladı. Arama ve kurtarma faaliyetlerine öncelik verdi. Aynı anda geçici iskân çalışmalarına başladı. Sonrasını, Rusya'nın köklü medya kuruluşlarından Komsomolskaya Pravda'nın dün yayımlanan dosyasından okuyalım... "Henüz enkaz kaldırma çalışmaları sürerken depremin 15. gününde ilk kalıcı konutların temeli atıldı. Kırsal bölgelerdeki köy evleri 45. günde hak sahiplerine teslim edildi. Saatte 23, günde 550 konut üretilerek dünya çapında eşine az rastlanır inşa temposuna ulaşıldı. Bölgede 174 farklı noktada, 3 bin 481 şantiye kuruldu. Mühendis, mimar ve işçilerden oluşan 200 bin kişilik dev bir ordu görev yaptı. Ana inşaat süreci kapsamında 455 bin 357 konut, köy evi ve iş yeri tamamlandı."
AK Parti ise depremin ardından yapılan ilk seçimde çok güçlü bir birincilik elde ederek, ezberleri bozdu!
Tarih, 17 Eylül 2026... Cumhurbaşkanı ve AK Parti yine bir sınama ile karşı karş-ı ya. Fon Hadisesi'nin içeriği ve giderek artan spekülasyonlar karşısında AK Parti'de, kim ne diyeceğini bilemezken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81. BM Genel Kurulu'ndan dönüşte, New York'ta Türkevi'nde bu konuda net bir çerçeve çizdi. Haksız kazanca bulaşanları, çok sevdiği isimler de olsalar siyaseten affetmedi. İlk etapta, fon vurgununu AK Parti'ye bağlamak isteyenlerin hamlelerini durdurdu. Partisine ve tabana, kararlılık vurgusu ile güçlü mesajlar iletirken, CHP'li belediyelerdeki yolsuzlukların unutturulmaması gerektiğini hatırlattı. Derken, Fon Koordinasyon Kurulu oluşturarak, bilhassa küçük yatırımcıların hak kaybına uğramaması için seri ödeme plânını işletti. Tedrici tasfiyeye yönelik kanun teklifine sahip çıktı. Geniş tabanlı mağduriyetleri engellemek adına iki tasarruf finansman şirketinin Emlak Katılım AŞ ile birleşmesine onay verdi. Böylece, dişinden tırnağından artırdığı ile ev veya otomobil sahibi olmak isteyen dar ve sabit gelirlilerin geleceğini teminat altına aldı. Ardından, Borsa İstanbul ve Türk sermaye piyasaları için üretilen güvensizlik dalgasını kırdı, gerekli yasal düzenlemelerin süratle yapılacağını açıkladı. Ve nihayet... O şahıslar için kullandığını duyduğum sıfatı buraya yansıtmayayım ama... Yurtdışına kaçırılan haksız servetlerin Türkiye'ye getirilmesi ve fon zedelere ödenmesi için kesintisiz mücadele dönemi başlattı. Birbirini izleyen, tutarlı, dinamik önlem ve beyanlarla AK Parti, oy yıpranması ile karşılaşabileceği bu olayı kontrol altına almayı başardı. Özellikle yurtdışı varlıkların Türkiye'ye iadesi ile rasyonel izahı olmayan suni servetlerin tahsili sağlandıkça Erdoğan ve partisi bu krizli tablodan en az hasarla, hatta pozitif sonuçla çıkma fırsatı da yakaladı.
Bütün bunlara rağmen...
Partinin ikna sürecinden olumlu sinyaller gelse de bununla yetinilmemeli. Adaleti ve Kalkınmayı temsil eden bir kitle partisinin bünyesine giren veya uzun iktidar döneminin rehaveti ile dava ve misyondan sapanlarla seçim köprüsünden önce yollar ayrılmalıdır. Elbette şu anda yapılabilecek parti yönetimi ve kabine değişikliği, o isimleri töhmet altında bırakacağı için şimdilik gündemden düşmüş görünmektedir. Vakti saati gelince gerek arınma gerek ayıklama gerekse kan tazeleme adına olması gerekenden imtina edilmemelidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.