NEBİ MİŞ
Yeni bölgesel düzende terör örgütlerine yer yok
Terör örgütleri kaos ve istikrarsızlıktan beslenir. PKK ve türevleri, Irak ve Suriye başta olmak üzere bölgede uzun süre devam eden istikrarsızlıktan yararlandı. Kandil güdümlü SDG, Suriye'de kırılgan bir yapının devam etmesini istiyordu. Çünkü, Suriye istikrara kavuştuğunda, yeni yönetimin meşruiyeti arttığında ve kapsayıcı bir devlet düzeni ortaya çıktığında, PKK'nın istediği şekilde bir SDG varlığını devam ettiremeyecekti. PKK/ SDG'nin Suriye'de geniş bir tabanı yoktu. İç savaş koşullarında baskı, silah zoru ve dış yardımla büyük bir alanı kontrol ediyordu. Yani Suriye'de normalleşme tamamlandığında, SDG diye bir yapının mevcut haliyle devam ettirilemeyeceğini en iyi kendileri biliyordu. Bu bakış açısının bir sonucu olarak, SDG lehine ve her istediği kabul edilen bir anlaşma metni önlerine konulsaydı da bir bahane bulup kabul etmeyeceklerdi. Şara'nın Kürtlerin hakları ile ilgili imzaladığı kararnameden en fazla Kandil rahatsız oldu. "Biz baskı yapmasak imzalamayacaktı" falan diyecek oldular, ancak bu imza atıldığında, Şara'nın en güçlü, SDG'nin ise en güçsüz olduğu andı.
Tahmin edildiği gibi, baskı kalkınca tüm aşiretler SDG'nin karşısına geçti. Sadece Arap nüfus değil, Kürtlerin de PYD/YPG ideolojisine yakın olmayanları, yaşadıklarından memnun değildi. SDG özelinde Suriye'de yaşananlar, terörsüz Türkiye'nin geleceği açısından bir laboratuvar işlevi gördü. İster Türkiye'de olsun ister Suriye'de PKK ve siyasi uzantılarının Kürtlerin hakları gibi bir dertlerinin olmadığı tartışmaya yer bırakmayacak şekilde bir kez daha görüldü. DEM de dahil bu yapılar her zaman halkın çıkarını değil, örgütsel çıkarı öncelemişlerdir. Bugüne kadar, sadece örgüte destek veren Kürtleri değerli görmüşlerdir. PKK ve siyasi uzantılarından farklılaşan, onları desteklemeyenler ve başka partiye oy veren Kürtler hep itibarsızlaştırılmıştır. Dolayısıyla da, terör örgütü varlık gösterdiği ülkelerde kendi baskı düzeni sonlandıracak gelişmeleri istemedi. PKK terör örgütü olmasaydı, hem Türkiye'de hem de komşularda yaşayan Kürtler, çok daha erken bir dönemde huzur ve refaha ulaşırlardı.
***
PKK, sınır içinde ya da ötesinde terörsüz Türkiye sürecini sabote edecek adımları atarsa, terörle mücadele hızla yeniden başlar. PKK bu yolu seçerse, çok iyi niyetle başlatılan ve büyük emekle yol alınan süreç heba olur. DEM Partisi, PKK'nın içindeki süreci bozacak kanadın sözcülüğüne soyunmaz ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeye devam ederse, terörsüz Türkiye süreci beklenenden daha hızlı ilerler. Bu süreçte, Cumhur İttifakı aktörleri, yaptığı açıklamalarla Kürtleri incitebilecek konularda aşırı hassas olduklarını gösterdiler. Bu hassasiyetin, muhalefet partilerinde, toplumsal katmanlarda ve medya dilinde de sürdürülmesi çok önemli.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.