NEBİ MİŞ
İran Hürmüz’de savaşı neden sürdürüyor?
'Savaşı başlatmak kolay, sonlandırmak zordur' önermesi, kendini bir kez daha gerçekleştirdi. İran-ABD arasında varılan ateşkes sürdürülemedi. Savaşı başlatmak için tek taraflı siyasi bir karar yeterliydi. Ancak, şimdi savaşı durdurmak için İran'ın da kabul edeceği yeni bir düzenin oluşturulmasının zorluğu görüldü.
Savaşın başlangıcında ABD tarafının şartları belliydi. Savaş, çözülmesi gereken yeni sorunlar ortaya çıkardı. Siyasi hedeflerle askeri hedefler tam belirlenmeden savaşa girildiği için ABD askeri üstünlük sağlasa da zafer olarak tanımlayacağı bir sonuç üretemedi.
Savaştan önce masaya koyulan şartlar, İran'ın nükleer hedefini sonlandırmak, füze kapasitesi ve vekil güçlerinin kapasitesini azaltmaktı. Şimdi sorun değişti. İran açısından Hürmüz Boğazı, nükleer programdan daha önemli stratejik kaldıraç haline geldi.
İran, savaş sırasında elde ettiği stratejik etkinin tanınmasını ve kabul edilmesini istiyor.
***
İran, Hürmüz boğazı üzerindeki fiili kontrolünü kalıcı olarak siyasi, ekonomik ve stratejik statüye dönüştürmek istiyor. İran'ın yeni hedefi, boğazın açılması, kapanması ve petrol gemilerinin geçip geçmemesi gibi hususlar değildir. Bu açıkça görülüyor.
İran gemilerin geçişinin, kendi belirlediği güzergâhta, yine kendisinin belirlediği güvenlik düzenlemelerine göre yapılmasını istiyor. Devrim Muhafızları, ABD'nin boğazın güneyinden alternatif geçiş güzergâhı oluşturmasını yetki alanına müdahale olarak görüyor.
İran, Hürmüz'de kontrol elde ederek Körfez ülkeleri üzerinde bir hegemonya kurmak istiyor. Daha açıklayıcı bir ifade ile, savaş sonrasında kurulacak düzenin temel belirleyicisi olarak Hürmüz'ün kontrolünü ana hedef olarak belirlemiş durumda.
Dolayısıyla ateşkesi bozmasının altında yatan sebep, savaşı tamamen Hürmüz üzerinde odaklayarak, ateşkes sonrası sürdürülecek müzakerelerin içeriğini yeniden belirmek…
Son saldırılarından bir gün önce, ateşkes için müzakere masasında olan, hatta savaşın başından itibaren neredeyse İran'ı kollayan Umman'a bile füze atması bu hedefin en bariz göstergesidir.
***
Ateşkes ve müzakerelerin mahiyeti ile ilgili İran içinde sertlik yanlısı, kontrol dışı, maksimalist taleplerde ısrar eden çevrelerin olduğu biliniyor. Hatta Devrim Muhafızları içinde bile bu konuda bir ayrışmanın olduğu sır değil.
İranlı müzakereciler, geniş çaplı ABD saldırılarından kaçınmak istiyor. Ekonomik kazanımları korumak ve görüşmeleri devam ettirme eğilimindeler. Ancak, sertlik yanlısı ve maksimalist taleplerle savaşa devam etmeyi ve içerde de gücü kontrol altında tutmayı hedefleyen gruplar hâlâ belirleyici. Hürmüz'ün İran tarafından kontrolü ile ilgili her iki taraf da ortak düşünüyor. Ancak görüş ayrılığı taktiksel. Müzakere ya da savaşın devamı ile amaca ulaşma konusunda ayrışıyorlar.
Geçtiğimiz hafta içinde Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölgeden bir çok ülke Hamaney'in cenaze törenine katılarak, yeni bir normalleşme sürecini başlatma eğiliminde olduklarını gösterdiler. Ancak, İran'ın cenaze törenine katılan ülkeleri yeniden hedef alması bu süreci tekrar baltaladı.
Hürmüz'de savaşı devam ettirerek kontrolü sağlama girişimi, uzun dönemde İran'ın aleyhine olacak. İran, savaş sırasında elde ettiği kısmi meşruiyeti ve uluslararası düzene dönme şansını tekrar zayıflatmaktadır. Bölgesel güç mücadelesine, Hürmüz üzerinden dönme niyetini ve hedefini göstererek düşmanlıkları tekrar körüklemektedir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.