NEBİ MİŞ
İsrail’de seçim sonrası planları
İsrail'de tüm dünyanın yakından takip ettiği seçimler yapıldı. Seçim öncesi tahminlerin aksine, soykırım suçlusu Netanyahu'nun partisi ve iktidar bloku seçimlerden önde çıktı.
Ancak ne muhalefet bloku ne de iktidar bloku tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşabildi.
Seçimlerin öngörülemeyen bir başka sonucu ise İsrail vatandaşı olan Filistinli Arapların destek verdiği partilerin, kazandıkları 19 sandalyeyle siyasi sistemde kilit konuma gelmesi oldu.
İsrail, 7 Ekim'den bu yana 75 binden fazla Filistinliyi katletti. 175 binden fazla Filistinli saldırılarda yaralandı. Gazze'de insanlığın gözü önünde cereyan eden sistematik soykırım, seçimlerde eleştirel bir tartışmanın konusu bile olmadı.
Seçimler, iktidar bloku ile Arap partileri dışındaki muhalefet arasında, Filistinlilere kimin daha fazla katliam yapabileceği yarışına dönüştü.
Seçimden birinci çıkan Netanyahu hakkında, insanlığa karşı işlediği suçlar nedeniyle Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nin verdiği tutuklama kararı bulunuyor. Soykırımla suçlanan bir siyasetçinin partisinin seçimlerden birinci çıkması, aynı zamanda İsrail seçmeninin ne kadar radikalleştiğinin de işaretidir.
Ben-Gvir ve Smotrich gibi iktidar blokunda bakanlık da yapan radikal siyasetçiler, dünyada üçüncü sınıf bir demokraside bile seçimlere giremez. Soykırımı, şiddeti ve zorla yerinden etmeyi teşvik eden bir siyaset, dünyanın neresinde olursa olsun yasaklanır. Ancak bu siyasetçilerin yasaklanması bir yana, iktidar blokundaki partilerin nerdeyse tamamı, Arapların destek verdiği partilerin liderlerinin tutuklanması için kampanya başlattı.
Arapların destek verdiği partilerin yüksek oy oranına ulaşması üzerine Netanyahu, "Seçimler çalındı" bahanesine sığındı. Ben-Gvir, Filistinli parti liderlerinin gözaltına alınmasını istedi. Smotrich ise sorgulanmaları çağrısında bulundu.
İktidar blokunun yeniden hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamaması, Netanyahu'nun yeni kirli planları devreye sokmasıyla sonuçlandı. Netanyahu, iktidarı bırakmamak için direniyor.
Seçimlere dışarıdan müdahale edildiği ve "seçimlerin çalındığı" iddialarıyla Filistinli parti liderlerinin tutuklanmasına yönelik başlatılan kampanyanın farklı amaçları var. Öncelikle seçim sonuçlarını tartışmalı hale getirerek seçimlerin yenilenmesini sağlamak istiyorlar. Filistinli partilerin desteğiyle Meclis başkanının değiştirilmesini engellemeyi hedefliyorlar. Yine Filistinli partilerin desteğiyle muhalefetin hükümet kurmasının önünü de "ihanet" suçlamasıyla engellemek istiyorlar.
Ayrıca, Arap partilerini ve bu partilere oy veren vatandaşları şaibeli göstererek siyasi meşruiyetlerini tartışmaya açmak istiyorlar. Gözaltı ve soruşturma tehditleriyle Filistinli seçmeni sindirerek muhtemel bir erken seçimde sandıktan uzaklaştırmayı amaçlıyorlar. Siyonist seçmeni ise "iç düşman" ve "dış tehdit" söylemleri etrafında konsolide etmeye çalışıyorlar.
Katar'ın adının seçimlere dış müdahale iddialarıyla gündeme taşınması, içerideki meşruiyet tartışması ile Katar'ı yeni hedef haline getirme planıyla birleşiyor. Netanyahu, dış tehdit algısını büyütmeye çalışıyor. Böylece hem İran'a yönelik yeni saldırılara gerekçe oluşturmayı hem de yeni hedefleri düşmanlaştırarak kendisine duyulan ihtiyacın arttığı algısını güçlendirmeyi amaçlıyor.
İsrail seçimlerinin en önemli sonucu, dünyada İsrail sorununun devam edeceğinin somutlaşmasıdır. Netanyahu, iktidarı bırakmamak için önümüzdeki günlerde İran başta olmak üzere yeni saldırılara başlayabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.