ŞEREF OĞUZ

04 Kasım 2008, Salı

Tuz Çölü

Haritamızın ortasındaki Tuz Gölü'nün yeni adı.
Ne demek istediğimi anlamak için internetten araştırmak kâfi; Google Earth'tan yakınlaştırın ve bakın ve Türkiye Fiziki Haritası'yla kıyaslayın. Göreceğiniz; bir gölden ziyade çölden söz edebileceğimizdir. Dün İstanbul'da başlayan Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele toplantısında, dünyanın bu müşterek riskine karşı ortak eylem arayışları tartışılıyor. Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'na göre Türkiye bu alanda elinden geleni yapıyor. Sorun, topraklarının yüzde 60'ında şiddetli çölleşme ve erozyon riski bulunan ülkemizde yaptıklarımızın yeterli olup olmadığıdır. Bana göre yeterli değil.
Temel sıkıntı, " kaybetmeden önce kıymet bilememek " noktasında düğümleniyor. Tema'dan Hayrettin Karaca, her yıl Eskişehir büyüklüğünde toprağın erozyona gittiğini haykırıp durdu.
Peki ne oldu?
Türkiye haritasının ortasında, ülke coğrafyamızın ikonalarından biri olan Tuz Gölü'nü dahi koruyamadık.
Geçen bayram Tunus'ta idim. Çölün sunabildiği imkânların, bizim sahip olduğumuz cennet vatanın hayat standardına asla erişemeyeceğini gördüm.
Çölleşme; yoksulluk, göç, işsizlik, gıda ve güvenlik sıkıntılarını yeşertebiliyor ancak. Bunlara asla ihtiyacımız yok.
Fakat bir bariyer var... Belki de mücadelenin odağına koymamız gereken bariyer; Anlayışımız. Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nin 7. Gözden Geçirme Toplantısı'nda harika çözüm önerileri tartışılıyor olabilir. Şüphesiz hepsi doğrudur ve gereklidir. Fakat anlayış bariyeri aşılmadıkça bunların işe yarayacağını sanmıyorum.
Zira anlayışımız; " kaybetmeden önce değerini anlayamamak " cehaleti üzerine oturmuş bulunuyor. Uzmanlar, toplantılar ardından 10 yıllık stratejik plan çerçevesinde çölleşmeyi ve yoksulluğu azaltmak için küresel ortaklık oluşturmak için çalışıyor. Küresel ortaklık, güzel bir adım.
Toplumu " çölleşmek ölümdür " algısına taşımadan atılan adımların, dikilen fidanların işe yaramadığının 35 yıldır ben bizzat tanığıyım. Çölleşmeyle mücadele fidanlarını beyinlere dikmeden " 5 yılda 2.3 milyon hektara 2.5 milyar fidan dikerek " bir yere varılacağını sanmıyorum.
Her yıl milyonlarca fidan dikip bir o kadarını da kurutan anlayışı " eğitimle " kurutmadan çölleşmeye "Dur" diyemeyeceğiz.
Tuz Çölü kanıtımdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.