ŞEREF OĞUZ

23 Temmuz 2017, Pazar

Kem âlât ile kemâlât olmaz

Kadim kültürümüz der ki; "kem âlât ile kemâlât olmaz." Günümüz Türkçesinde karşılığı; "sıradan aletlerle mükemmellik yakalanmaz." Olsa olsa vasat yüceltilir, vasat gelir tuzağında patinaja devam edilir…
Tezim şu; Cari açığı yönetme iddiamızın içine "akıl açığı" ve beyin göçünü de katmanın zamanıdır. "Türkiye; gücü keşfet" marka ve sloganımızı, sıra dışı beyinler için cazibe merkezi olma iddiasına taşımak gerekir.
Krizlerin en temel özelliği; servete ve güce "el değiştirme" yeteneğidir.
Ancak kriz sayesinde mevcut yapılar "kırılır" ve yeni dinamikler hâkim olur.
Kuralı koyanlar ile kurala uyanlar yer değiştirebilir.
Büyük savaşın ardından Türkiye'ye gelen Alman beyinlerin ülkemizdeki eserleri, hala parmakla gösterilecek eserleri oluşturuyor. Benim okulum İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi örneği gibi... Sıkıntıdaki Avrupa'dan beyin göçü imkânı doğunca, bunu iyi değerlendiren Türkiye, "kazanç" sağlamıştı. Nasa'dan Ay'a yolculuğu dahi, Amerika'nın Almanya'dan ithal ettiği beyinler sayesinde mümkün olmuştu.
50 yıl önce bizler "pazularımızı" ihraç ediyorduk.
Bugün 5 milyona yakın gurbetçimizin Avrupa'daki serencamı, bu dinamiğe dayanıyor. Bugün Türkiye, birinci sınıf ekonomiler arasına girme iddiasında. Kısaca ileri düzey beyin gücüne ihtiyaç duyacak işlere soyunuyor.
Ancak sorun, eğitim sistemimizin bu ihtiyacı karşılayamamış olmasıdır.
Ve Avrupa, hala küresel krizin durgunluk pençesinde... Buradaki ileri düzey beyin gücü, pekâlâ ithal edilebilir. Fakat sorun, bunu sağlayacak "cazibeyi" sunabilmekten geçiyor. Geçen hafta; "Türkiye, tersine beyin göçüne hazır mı?" sorusunu sormuştum. Gelen cevaplar, eldeki verilerle örtüşmüş ve şu sonuç çıkmıştı; "ne yazık ki ülkemizdeki pek çok kurum, tersine beyin göçüne hazır değil."
Oysa; İktisat Fakültesi örneğindeki gibi şayet ithal ettiğiniz beyinleri güç ile donatıp yetkilendirirseniz, mucizeleriniz olur. Ancak kent dokusundan üniversite iklimine dek her alanda cazibe oluşturamıyorsanız, bu insanlar size değil, bu şartları sağlayan ülkelere göç edecektir.
Türkiye sıra dışı marka olmak istiyorsa sıra dışı beyinler de cazibe merkezi haline gelmelidir. Tıpkı en iyi beyinlerin göç ettiği ülkeler gibi biz de beyin ekonomisinden faydalanmalıyız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.