MELİHA OKUR
Bostonlu Türkler!..
Fakat sinek küçük mide bulandırır!..
Üç hafta önce Bursa'ya gelen Profesör Roubini'i, "ABD'deki 50 eyaletin bütçesi farklı bir ikinci dalga yaratabilir" diye uyarınca benim de midem bulandı. Geçen hafta dünyanın ikinci büyük yenilikçi ilaç şirketi MSD ile birlikte Boston ve Şikago'ya gidince bu uyarıyı daha da dikkate aldım. Yetkilileri dinleyince anladım ki, ABD'de kriz ülkesel ve sektörel boyutlu olmaktan çıkmış. Yerele doğru yönelmiş.
Sonuçta yenilikçiliğin ve inovasyonun simgesi Boston'da işsizlik yüzde 9.5'a dayanmış. Başkent Boston'un bağlı olduğu Massachusetts Eyaleti bütçesi 3,5 milyar dolar açık veriyor. Oysa Boston çok kültürlü bir şehir. Nüfusu 600 bin, bir o kadar insan çalışmaya geliyor. Bu nedenle Boston'a dünyanın 'En küçük en büyük' şehri diyorlar. Şehirde Harvard, MIT, North Western üniversiteleri dahil 122 üniversite var. Dünyanın en iyi eğitimli işgücü ve entelektüel sermayesi burada. Şehir, yüksek işsizliğe rağmen durmadan 'beyin göçü' alıyor. Biyogenetik, temiz enerji, yüksek teknolojinin adresi. Sadece Boston'da çalışanlara yılda 4,5 milyar dolar ücret ödeniyor. Burada temel araştırmaların yüzde 11'i yapılıyor. Kişi başına en fazla ar-ge harcaması Boston'a düşüyor. Buluşu olanları destekleyen melek yatırımcıların yüzde 22.8'ini yine Boston çekiyor. Melek yatırımcıları çekilmesinde ise en büyük rolü 600 ilaç şirketinin yer aldığı, yerel meclis ile birlikte çalışılan 'özel bir kümelenme modeli' oynuyor.
Model incelenmeye değer!
Çünkü 2010'da dünyada biyoteknoloji sektörüne 100 milyar dolar yatırım yapılacak. Çin, Hindistan, Singapur, Dubai kolları sıvamış. Batık Yunanistan, İzlanda, sorunlu İspanya, İrlanda klinik araştırma merkezi olabilmek kırk takla atıyor. Türkiye ise ilaçta klinik araştırma merkezi olmayı hâlâ reddediyor. Biyoteknoloji pastasını elinin tersiyle itiyor. Oysa Boston'da bu alanda çalışan yığınla bilim adamımız var. Geçen hafta Can Cem Elbi ve ekibinin yaptığı kanser araştırmalarıyla ilgili haberimizi okudunuz. Elbi, 47 milyar dolarlık MSD yenilikçi ilaç şirketinin araştırma departmanında kalın bağırsak, meme, prostat kanserine çözüm bulmaya çalışıyor.
Obezite üzerinde çalışan Gökhan Hotamışlıgil ile Mehmet Toner'in adına Harvard Tıp Fakültesi'nde açılmış laboratuvarları var.
Bilim adamlarımız bu kadar değil ki?
Profesör Cemal Kafadar Harvard Üniversitesi'nde Vehbi Koç Tarih Kürsüsü Başkanı. Dünyanın en iyi iktisatçıları arasında gösterilen Dany Rodrik Harvard'da, Daren Acemoğlu ise MIT'de çalışıyor. MIT mezunu Kenan Şahin, inovasyonda küçük şirketlere destek veriyor. Yaman Yener, Northeastern Üniversitesi'nde Mühendislik Fakültesi dekanı. Selim Ünlü, Boston Üniversitesi'nde görev yapıyor. Yalçın ve Serpil Ayaslı MIT doktoralı. Cep telefonlarına çip üretiyor. Şirketleri NASDAQ'da işlem görüyor. Diyeceğim o ki, Bostonlu Türklerle gurur duyuyorum. Onlar insanlık için çalışıyor. Tersine göç yerine beyin sirkülasyonuyla birikimlerini ülkelerine aktarmak istiyor. Eğer Türkiye refah yaratmak istiyorsa onları tanımalı!...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.