MELİHA OKUR
Büyükler oynuyor küçükler bakıyor
Okurlar, "Dolar ne olur? Borsa daha da yükselir mi?" diye soruyor. Herkesin kafası karışmış. Bir kısım ekonomist çok iyimser, bir kısım aşırı kötümser. İhtiyatlı olanların sesi çıkmıyor.
Belirsizlik bize özgü de değil, dünya belirsizlikten kıvranıyor. "G-2" diye anılan Çin ve ABD'nin şeytani planlarının devam edip etmeyeceğini Jack Attali gibi küresel ölçekte düşünen bir profesör bile bilemiyor!
ABD Merkez Bankası'nın (FED) birimleri arasında görüş birliği yok. IMF'nin Türkiye raporlarına bakıyorsunuz, tuhaf. Ne genişlemeci, ne daralmacı. Durum böyleyken Türkiye'ye yağmur gibi dolar akıyor. Katmer katmer görünüm düzeliyor. Sanayi üretiminden banka kârlarına, istihdamdan kamuda mali dengeye kadar her şey süper!.. Her cepheden olumlu haber...
Türkiye, gerçekten süper mi?
Korkmayalım ama endişe duyalım. Sosyalizme ve çağdaş işçi hareketine bilimsel temel vermiş olan Karl Marx, "Din, kitlelerin afyonudur" demiş. Bugün afyon sıcak para!
Sıcak paraya karşı dikkatli olalım!..
Çünkü üretimimizi engelliyor, istihdamı düşürüyor ve rekabet gücümüzü tahrip ediyor. Düşük kur yüzünden, ithalat yapıyoruz, yabancı işçinin emeğini satın alıyoruz, kendi işçimiz ile üretimimize sırt çeviriyoruz.
Yabancılar, ısınmış, genişleyen ekonomi istiyor ya, tınmıyoruz! Bunu biz de istiyoruz. Kim daralan ekonomi ister ki?
Isınmanın sağlıklı ve ölçülü olması şart.
Kredi hacmindeki genişleme, aşırı ısınmaya yol açıyor, piyasa daha da çok kredi istiyor.
Michael Douglas'ın başrolünü oynadığı "Borsacı" filminde olduğu gibi oyun sürüp gidiyor. Dünyanın büyük portföy yöneticileri, vurkaç yapacakları ekonomi arıyor. Bizden söylemesi.
Bir kısır döngü bu!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.