MELİHA OKUR
Genelkurmay'dan rüzgâr gibi açıklama
Yazarsınız, derdi dile getirirsiniz, ancak çoğunlukla "dünyayı ben yarattım" edasındaki zihniyete takılıp kalırsınız... Çoğu kurum bir açıklama yapma gereği bile duymaz. Osmanlı'dan beri kaybetmediğimiz en önemli unsur, devlet geleneğidir. Genelkurmay'da da bu var... Ne yazarsanız yazın, ne derseniz deyin, mutlaka açıklama ile karşılaşırsınız!
Önceki gün, "rüzgârımız çok, güvenliğimiz yok" dedik.
Yazının içeriği rüzgâr enerji santrallerinin kurulmasıyla ilgili engelleri anlatıyordu.
Kaynaklarımız, rüzgâr santrallerinin ulusal güvenlik gerekçesiyle belirlenen yerlere kurulamadığını belirtiyordu. Anlatıldığına göre, Genelkurmay, şirketleri perişan eden bir tutum sergiliyor, yazışmalara cevap dahi vermiyordu.
Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Tayyar Süngü cep telefonumdan ulaştı. Nerede olursanız olun açıklamadan kaçışınız yok! Anlattı:
Buna bakıyor. Dünyada pek çok ülkede farklı kriterler kullanılıyor. Zarar verme noktalarına santral kurulamıyor.
Rüzgâr enerji santralleri için rüzgâr gibi yapılan açıklama güzel. Fakat ne hikmetse, İl Özel İdareleri ile belediyelerde rüzgâr enerji santrallerine ilişkin imar tadilatı konusunda en küçük bir hareket yok!..
Acaba niye?
Madem patron, Enerji Bakanlığı, niçin suskun? Genelkurmay, kendisine başvuran şirketleri, doğrudan doğruya neden bakanlığa yönlendirmiyor?
Öyle ya, Genelkurmay'da ve Enerji Bakanlığı'nda konuyu bilen teknik ekip mi yok!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.