MELİHA OKUR
Ricciardone ile 'icraatın içinden'
Parayı veren düdüğü çalıyor. ABD öyle. Dünya siyasetine kaynak aktarmaya, ülke ekonomilerini desteklemeye ve askeri harcamaları göğüslemeye devam ediyor. Dünyanın patronu olmak kolay mı?
Pek çok konuda "en"leri bol bir ülke ve her zaman siyaset yapacağı alanda konuşuyor.
Yeni Türkiye Büyükelçisi Francis Ricciardone de bu stratejiyi izliyor. Gelir gelmez, "İcraatın içinden" e başladı. Bizim politikacılara rakip olacak!
Gündem belirliyor, tartışmaya nokta koyuyor. Tartışmalar önümüzdeki döneme, "demokrasi ve özgür basın" ile ilgili gelişmelerin damga vuracağını gösteriyor.
Bizim temel sıkıntımız bu. Gazeteciler, muhalefet özgürlüğüne sahip olmalı.
Fakat demokrasiyi diline dolamış, 30 yıldır Türkiye'yi izlediğini söyleyen bir elçi, 90 yaşındaki Beyaz Saray muhabirinin niye kovulduğunu da açıklamalı...
Bu arada, özgür medyayı tartıştığımız bir dönemde, Doğan Yayın Holding'in Teksas Pasific Fon ve KKR ile yaptığı görüşmelerde de son tura yaklaşıldığını hatırlatalım.
Öve öve bitiremiyor, nedense, bize, bizden çok güveniyor.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altındaki Türk Amerikan İş Konseyi'nin (TAİK) konuğu olarak dedi ki: "Türkiye'deki değişim müthiş maşallah, eksen kayması da söz konusu değil. Ekonomik ve siyasi açıdan Ortadoğu'ya rol model olabilirsiniz..."
Merak ediyorum, acaba bu açıklamaya TAİK Başkanı ve aynı zamanda TÜSİAD'ın başkan yardımcısı Haluk Dinçer ne diyecek? Çünkü, "Türkiye'nin ekseni kayıyor" diyen TÜSİAD...
Yanıt için Ortadoğu ve Sahra üstü Afrika'ya bakmak yeter...
İran'ın savaş gemileri Süveyş Kanalı'ndan geçti, Doğu Akdeniz'e çıkıyor.
Bölge fokur fokur kaynıyor...
Konuya, kafa yordu.
Dışişleri ve Savunma Bakanlığı, "Acaba kapitalist düzenle, ılımlı İslam'ı buluşturabilir miyiz?" diye yıllarca anketler yaptırdı. Sonunda, 10 yıl önce ortaya bir rapor çıktı. 2003'te de, "Sivil Demokratik İslam" adıyla yayınlandı.
İşte şimdi, bu rapor sayfa sayfa açılıyor.
Ricciardone boşuna konuşmuyor!!!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.