MELİHA OKUR

02 Şubat 2012, Perşembe

Rakamlar futbol krizini anlatıyor

Parti tutar gibi takım tutuyoruz!.. Sonucunda, spor yöneticileri kendilerini centilmen bir branşın yöneticisi olarak değil, bir partinin genel başkanı gibi görmeye başlıyor. Öyle olmasa spor kulüplerinin başkanları sanki seçim yapılıyor gibi, "Bizim şu kadar taraftarımız var" der mi? Biraz daha ileri gidip, "Hatta şu kadarı şu partiye oy verdi" diye konuşur mu? Allah aşkına böyle konuşmanın ne o takıma, ne de kastedilen partiye bir faydası olur mu?
Elbette olmaz.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın istifası bile siyasi arenada karşılaştığımız gelgitlerle aynı. Kısacası futbol futbol olmaktan çıktı, başka bir mecraya sürüklendi. Taraftar şaşkın, başkanlar olması gereken yerde değil, heyecan ve centilmenlik birlikte kayboldu. Heyecan bitince futbol endüstrisi kilitlendi.

***

Paranın futbol açısından önemli olduğunu biliyorduk ama yokluğu ile birlikte kaliteyi bu kadar düşüreceğini hesaplayamadık. Sahamız var, taraftarımız var, topumuz var, hakemimiz var, formamız var ama ortada futbol yok.
Ne var peki?
Siyaset var, ayak oyunu var.
Futbolda mertlik karşılaşmaların tv ekranlarından naklen yayınlanmasıyla bozuldu. Dijital düzen futbol ekonomisinin miladı oldu. Spor kulüpleri naklen yayın gelirlerini temlik gösterip bankalardan kredi kullandılar. Halka açıldılar. Eskiden kulüp başkanları takımlarını kalkındıran adamlar olurdu. Dijital süreçte başkanlar, takımlarını kullanarak ihale alan işadamına dönüştü. Parası olmayan sporsever ise heyecandan uzak kaldı. Kahvehane alışkanlığı yayıldı. Evdeki kadınımız, çocuğumuz futboldan koptu. Futbolda şiddet başladı.
***

Hızlı koşan çabuk yorulur! Takımlarımız yoruldu. Sırtlarındaki devasa borç bellerini büküyor. İşte üç büyük takımın durumu.
Beşiktaş'ın özkaynağı eksi 270 milyon lira. Ödenmiş sermayesi 40 milyon lira. Toplam borcu 453 milyon liraya ulaştı. Borcun 153 milyon lirası uzun vadeli, 298 milyon lirası kısa vadeli. Bankalara borç 150 milyar lira. Yüzde 37.4 hissesi halka açık.
Galatasaray: Özkaynağı eksi 264 milyon lira. Ödenmiş sermayesi 2.7 milyon lira. Toplam borç 415 milyon lira ve toplam borcun 290 milyon lirası kısa, 125 milyon lirası uzun vadeli. Bankalara borç 128 milyon lira, hisselerinin bir bölümü ipotekli ama yüzde 72'si halka açık. Fenerbahçe: Özkaynak 102 milyon, ödenmiş sermaye 25 milyon lira. Kısa vadeli borç 60.2 milyon, uzun vadeli borç 2.8 milyon lira ve hisselerinin yüzde 15'i halka açık. Peki, Fenerbahçe'nin borcu niye bu kadar düşük?
Basit.
SPK göz yumdu, İMKB'de işlem gören ve en iyi temettü veren Sportif AŞ'ler borçlu şirkete dönüştü. İki kulüp birleşmeyi tamamladı, Fenerbahçe'de birleşme ve şike faturası henüz bilançoya yansımadı, o yüzden...
Borç batağındaki futbol ekonomimizin büyüklüğü 5 milyar dolara, futbol kulüplerinin gelirleri ise 600 milyon dolara ulaştı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.