MAHMUT ÖVÜR

29 Mart 2005, Salı

Tarihi yarımadada tarihi adım

İstanbul'da hâlâ eski alışkanlıklar sürüyor. Ne basın yeteri kadar ilgi gösterdi, ne de Büyükşehir Belediyesi anlatabildi. Oysa 'tarihi yarımada'da 'tarihi bir adım' atıldı; 'sessiz ve derinden...'
Tam 10 yıl önce 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 12 Temmuz 1995 tarihinde aldığı bir karar var. O kararla, Eminönü ve Fatih ilçelerini kapsayan 'tarihi yarımada'nın Kentsel ve Tarihi Sit, Kentsel ve Arkeolojik Sit ve Suru Sultani içinin 1. derece arkeolojik sit alanı olduğu ilan edildi.
Peki sonra ne oldu? Yazışmalar, tartışmalarla tam on yıl geçti. 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı planları çıkarılamadı. Oysa İstanbul 'tarihi yarımada' demekti. İstanbul'u İstanbul yapan en önemli alan burasıydı. Eğer İstanbul değişecekse, değişim buradan başlamalıydı. Tarihi doku açığa çıkarılmalı ve insanlığın hizmetine sunulmalıydı.
İstanbul'un tarihi bölgesi bilim çevrelerinde, işin uzmanları arasında çok tartışıldı. Hatta tek bir yerden yönetilmesi konusu bile ele alındı. Ama bugüne kadar hiçbir adım atılmadı. Bu arada onlarca ev yakılarak otoparka dönüştürüldü, çirkin yapılaşma bir kangren gibi tarihi yarımadanın içine sızdı, tarihi eserler çürümeye, camiler yıkılmaya terk edildi . Bedeli ağır bir süreçti bu.
İstanbul bu bölge nedeniyle UNESCO Dünya Mirası listesinde yer aldı.
İşin uzmanlarına göre 2500 yıldır kesintisiz şehir yaşamının sürdüğü ender sit alanlarından biridir burası. Ama burada herhangi bir restorasyon, bir değişiklik yapılması mümkün değildi. Çünkü planları yoktu. Bu nedenle tek tek proje isteniyordu. Prof. Dr. Metin Sözen bu durumun yarattığı sonucu şöyle anlatıyor: "Türkiye'de maalesef 'bölgesel koruma anlayışı' yoktur. Tüm tarihi yarımadadaki yapı stokunu hesap ederseniz, binlerce mimarın yıllarca rölöve ve restorasyon projesi hazırlaması gerekir. Kısaca, tarihi yarımadanın nasıl ele alınacağı ve ne yapılacağı ortaya konulmamıştı.
İşte bu durum şimdi sona erdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve yönetimi ilk kez ciddi ve önemli bir adım attı. Yıllardır beklenen tarihi yarımada planları çıktı. Prof. Dr. Fikret Toksöz bu gelişmeyi şöyle yorumluyor: "Bu, çok önemli bir adım. Artık bölgenin bir planı var. Bu plana göre restorasyon ve değişim çalışmaları başlayabilir."
Toksöz, bu tespitin ardından şunları da ekliyor: "UNESCO'nun da bizden beklediği bir 'yönetim planı' hazırlanmalı. Bu konu çok önemli. İstanbul, bugün turizm açısından Antalya'nın gerisinde kaldı. Bu olacak şey değil. İstanbul milyonlarca turist çekebilir, ayrıca AB ile ilişkilerimiz açısından da çok önemli. 2006'dan sonra AB bütçesi belirlenecek. Eğer tarihi yarımadada güven veren bir yönetim sergilenirse, önemli bir para akışı olabilir. Ayrıca çok nitelikli turist gelebilir."
Evet, İstanbul'da tarihi yarımada planlarıyla önemli bir adım atıldı. Bakalım bu adım ' tarihi ve kültürel mirasımızın o makus talihini' değiştirecek mi?
İzleyeceğiz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.