MAHMUT ÖVÜR

20 Ocak 2007, Cumartesi

Barışa sıkılan kurşun!

Sonunda beklenen oldu. Onca tehditten sonra gazeteci Hrant Dink öldürüldü. Son dönemlerde yaşananları düşününce bu noktaya gelineceği belliydi.
Kimse "bir çılgının, bir kendini bilmezin işi" deyip geçemez.
Bu ülkede bu tür eylemlerin zemini var.
O zemin nedeniyle onlarca aydın hayatını kaybetti.
Devletin içine kümelenen çeteciler bu ülkenin yurttaşlarını kurşunladı, bombaladı.
Bu negatif zemin "sevgi" değil, hep "nefret" üretti.
Sadece siyaset değil, medya da ağırlıkla aynı negatif dili kullandı.
Ve hiç birimiz başta devlet olmak üzere tartışmayı, farklı fikri sevmedik.
Oysa Türkiye'nin barışa ve huzura ihtiyacı vardı.
Hrant Dink bunu arayanlardan biriydi.
Son yazısında bile bu arayışını sürdürdü.
Van'daki Ahtamar Kilisesi'nin restorasyonunun nasıl siyasi bir gösteriye dönüştürüldüğünü anlatan yazısında aynen şöyle diyordu:
"Ey tarih... Ey gelecek!..
Türkiyeli, Ermenistanlı ve hatta Diasporalı gençler gönüllü.
'Ahtamar
amele taburu' emirlerinize hazır... Bilesiniz.
Gelin, Ahtamar'ın restorasyonunu salt bir bina restorasyonu olarak bırakmayalım, aynı zamanda yıpranmış ruhlarımızı da restore edelim."
Gerçekten ruhlarımızın restorasyona ihtiyacı var.
Şu son günlerde Kürt Sorunu ekseninde "Türkiye Barışını Arıyor" konferansı tartışılıyordu.
Her kesimden farklı isimler önemli şeyler söyledi.
Hatta devletin içinde görev almış Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş çıkıp barışa ihtiyacımız olduğunu söyledi.
İşte tam bu noktada Hrant Dink öldürüldü.
Zamanlama her açıdan ilginç.
Bir yandan Türkiye'de Kürt meselesi tartışılıyor, öte yandan "Ermeni soykırım yasası" Amerika'nın gündeminde.
Hrant'a kurşun sıkanlar aslında Türkiye'nin geleceğine kurşun sıktılar.
Cesur, samimi ve özgürlükçü bir gazeteci, bir aydındı Hrant Dink .
Neredeyse aynı dönemlerde gerçekleşen Uğur Mumcu cinayeti gibi bu cinayetde karanlıkta kalmamalı.
Ama ondan daha önemli olan şu; Onun üzerinden geleceğimize kurşun sıkanlarla mücadele etmenin tek yolu eskisi gibi "katilleri bulacağız" klasik açıklaması değil, bu topraklarda barışı hâkim kılmaktır.
Başka yolu yok.
Bugüne kadar bu yapılmadığı için huzura ve barışa ulaşamadık.
Bunu görmek ve anlamak için daha kaç kişi ölecek!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.