MAHMUT ÖVÜR

21 Temmuz 2007, Cumartesi

Halk, bu kez kimden hesap soracak?

Pazar günü yapılacak seçimi, başta siyasiler olmak üzere birçok aydın "kader seçimi" olarak niteliyor.
Bu yaklaşım seçim sürecine de damgasını vurdu ve "Türkiye teması" üzerinden bir seçim kampanyası yürütüldü. Bu da ister istemez siyasi liderler arasında beklenenin üstünde bir gerilim yarattı.
Siyasetçisi de aydını da "Ona oy verirsen ülke batar" ya da "Buna oy verirsen ülke uçar" yaklaşımı içinde...
Oysa bu yaklaşım yeni değil. Birçok seçime siyasiler benzer biçimde yaklaştı. Çok uzağa gitmeye de gerek yok.
Son 3 Kasım 2002 seçimlerine bakalım. O seçimlere de "kader seçimi" gözüyle bakıldı ve topluma o doğrultuda çağrılar yapıldı.
Peki neler yazıldı?
İşte seçime bir gün kala 2 Kasım 2002 tarihli Bekir Coşkun'un yazısı.
<ı>"Bu <ı>cumhuriyet <ı>tarihinin <ı>en <ı>önemli <ı>üçüncü <ı>seçimi. <ı>(...) <ı>Bence <ı>bu <ı>yarınki <ı>seçimlerin <ı>sonuçları <ı>bir <ı>seçim <ı>döneminin <ı>çok <ı>ötelerine <ı>uzanacak <ı>kadar <ı>önemli.
<ı>İyi <ı>düşünmelisiniz.
<ı>Karanlığa <ı>düşmemeli <ı>Türkiye. <ı>Bu <ı>cennet <ı>kadar <ı>güzel <ı>ülke <ı>bunu <ı>hak <ı>etmedi.
<ı>Yazıktır..."
Aynı gün Erdal Şafak'ın yazısı ise bir başka gerçeğe ışık tutuyordu.
<ı>"Bu <ı>seçimde <ı>hep <ı>birlikte <ı>tarihe <ı>tanıklık <ı>ettik; <ı>'Defolu <ı>demokrasi' <ı>diyebileceğimiz <ı>sistemin <ı>can <ı>çekişmesini <ı>izledik. <ı>Fransız <ı>Le <ı>Monde <ı>gazetesi <ı>dün <ı>manşetten <ı>verdiği <ı>haberde <ı>'Türkler <ı>öfkelerini <ı>göstermek <ı>için <ı>sokağa <ı>dökülmek <ı>yerine <ı>seçimde <ı>yöneticilerini <ı>cezalandırmayı <ı>tercih <ı>eder. <ı>Geçmişte <ı>de <ı>birçok <ı>kez <ı>bunu <ı>gösterdiler' <ı>diyor. <ı>Doğru <ı>bir <ı>gözlem. <ı>(...)
<ı>Uzun <ı>sözün <ı>kısası <ı>bu <ı>sistem <ı>insanların <ı>onuruyla <ı>oynadı, <ı>toplumu <ı>ahlaken <ı>çözülme <ı>noktasına <ı>getirdi. <ı>O <ı>yüzden <ı>yarın <ı>sandık <ı>bu <ı>sistemin <ı>mezarı <ı>olacak."
"Kader seçimi" diyenlerden biri de Mehmet Ali Birand'dı.
Birand'ın, yazısı "siyasi deprem" yaşanacağını haber veriyordu.
<ı>"Türkiye, <ı>yakın <ı>tarihinin <ı>en <ı>önemli <ı>seçimlerinden <ı>birine <ı>giriyor. <ı>(...)
<ı>Ekonomik <ı>depremden <ı>sonra <ı>Türk <ı>siyaseti <ı>de <ı>depreme <ı>uğradı. <ı>Yarın <ı>siyasi <ı>depremin <ı>ilk <ı>sonucu <ı>alınacak."
O günlerde herkes seçimin AK Parti ve CHP arasında geçeceğini tahmin ediyordu. Kamuoyu araştırmalarında ise AK Parti'nin birinci parti olacağını belliydi. Bu nedenle de bazı kesimlerde ciddi bir kaygı vardı.
Mehmet Barlas, bu kaygıya dikkat çekerek şöyle diyordu.
<ı>"Bunca <ı>aşılan <ı>yolu <ı>hiçe <ı>sayıp <ı>'4 <ı>Kasım'da <ı>ne <ı>olacak?' <ı>paniğine <ı>kapılmak, <ı>hiçbir <ı>Türk'e <ı>yakışmıyor. <ı>Ne <ı>olabilir <ı>yani? <ı>Ne <ı>fark <ı>eder, <ı>AK <ı>Parti'nin <ı>ya <ı>da <ı>CHP'nin <ı>veya <ı>DYP'nin <ı>çoğunluk <ı>alması <ı>halinde?
<ı>Olmazsa, <ı>ileride <ı>yeni <ı>bir <ı>seçim <ı>yapılır...
<ı>Seçimden <ı>değil, <ı>seçimi <ı>sabote <ı>etme <ı>girişimlerinden <ı>korkalım."
Aradan yaklaşık 5 yıl geçti.
Birçok şey aynı kalmasına, hatta belli kesimlerde kaygı ve korkunun sürmesine rağmen bu toplumun demokrasiye, sandığa inancının sürüyor olması çok önemli.
AK Parti de, CHP de, MHP de, DTP de bu ülke insanlarının kurduğu partiler...
Bu coğrafyada yaşayanların ruh halini belki de en güzel Le Monde gazetesinde yer alan ifade anlatıyor:
"Türkler öfkelerini göstermek için sokağa dökülmek yerine seçimde yöneticilerini cezalandırmayı tercih eder."
Halk, ister iktidarda ister muhalefette olsun, yanlış yapan yöneticilerden hep sandıkta hesap sordu.
Bugün seçim sürecinin son günü.
Yarın demokrasimiz açısından yeni bir gün başlıyor. Bu toplumun sağduyusuna güvenmek gerek.
Bu halk bazen aydınların ve siyasetçilerin öngörmediği sonuçları yaratarak şaşırtmasını çok iyi biliyor. Ve daha önemlisi "sokağı gererek" değil, "sandığa giderek" demokrasinin vazgeçilmez olduğunu da iyi biliyor.
Bu kez de sivil demokrasinin yaşaması için oy vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

NOT: Bir önceki yazımızda Ufuk Uras'ı SHP'nin de desteklediğini yazmıştık. SHP Başkan Yardımcısı İlhan Göğüş arayarak, parti olarak Uras'ı desteklemediklerini söyledi. Düzeltiyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.