MAHMUT ÖVÜR

21 Ağustos 2008, Perşembe

Dişli istifa etmeli

Seçim dönemleri yaklaştıkça hep aynı manzaralara tanık oluyoruz...
Dosya savaşları başlıyor ve bir bir yolsuzluk iddiaları ortaya atılıyor.
Bu da şunu gösteriyor, siyasetle rant arasında hala sıcak ve güçlü bir ilişki var. Ve ne yazık ki bu ilişki, son on yıllık AB sürecine rağmen değişmedi, değiştirilmek istenmedi.
Böylece şeffaf siyaset özlemi de kongre konuşmalarının ütopyası olarak kaldı.
Eğer bu talep ütopya olarak kalmasaydı Türkiye günlerdir Şaban Dişli olayını tartışır mıydı?
Olayla ilgili hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu üyeleriyle, hem de yerel belediye yetkilileriyle görüştüm.
Hepsinin ortak kanaati şu; o arsayla ilgili özel bir kıyak yok. Ama hiçbirinin cevap veremediği bir şey var, o da bir milyon dolarlık belge...
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin de bu soruya kamuoyunu tatmin edici bir cevap veremediğini hepimiz biliyoruz.
Peki, kamuoyunu tatmin etmeyen cevap AK Parti yönetimini nasıl tatmin edebiliyor?
Dişli'nin görevden alınacağı beklentisine rağmen neden hala hiçbir şey yapılmıyor? Bu noktada başbakan Erdoğan'ın o çarpıcı konuşmasını hatırlatmakta yarar var:
"Kendi atadığımız adamı inanarak atamışız. Bu adam yolsuzluk yapıyorsa, kusura bakmasın biz onun kafasını koparırız."
Başbakan Erdoğan, aynı konuşmanın bir başka bölümünde ise şöyle diyordu:
"Bizler geldiğimiz andan itibaren fona devredilen bankalardan tutun da TMSF'deki kuruluşlara kadar, enerji operasyonundan SSK'daki olayların hepsinin üzerine gidiyoruz. Bunların içinde kendi adamlarımız da var."
Gerçekten de AK Parti'nin birinci iktidar döneminde önemli operasyonlara imza atıldı. Ama ne zaman medya veya rakip parti bir iddia ortaya atıyorsa, o zaman işin rengi değişiyor ve AK Parti içe kapanıyor.
Aslında AK Parti yönetimi de son tartışılan o "Bir Milyonluk Belge"den rahatsız. Ama ilginç bir şekilde gereğini de yapmıyor.
Kulislerde görevden almanın büyük olasılıkla "yeni bir yol açılması"na neden olacağı konuşuluyor. Yani parti yönetimi, "Biri iddia edecek, medya yazacak ve yönetim görevden alacak" gibi bir durumda kalmaktan kaçıyor.
Buradan da şu anlaşılıyor; adı bu işlere karışanların kendisi istifa etmeli... Aslında şeffaf siyaset de bunu gerektiriyor. Bu saatten sonra o bir milyon dolarlık belgeyi yok saymanın, başka türlü izah etmenin hiçbir anlamı yok. Tek yol istifa...
Şaban Dişli istifa ederse parti de, gündem de rahatlayacak; hatta muhtemelen kendisi de...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.