MAHMUT ÖVÜR

21 Mart 2009, Cumartesi

Ergenekon'un kirli izleri Fırat'ın doğusunda

Ergenekon davası aslında şimdi doğru bir mecraya giriyor. Bu açıdan iki önemli gelişmenin altını çizmek gerekiyor. Önce üzerinden fırtınalar kopartılan "çeteci ve darbeci" ayrımı yapıldı.
Ardından gazeteci Mustafa Balbay'ın "sivil günlükleri" gündeme bomba gibi düştü. Ve öyle bir düştü ki, artık kimse kalkıp 2003-2005 arasında içeriden, daha sonra da dışarıdan zorlanarak bu ülkede bir "askeri darbe" planlandığı gerçeğini göz ardı edemez.
Birçok kesim görmezden gelse de, işin başka boyutlarını öne çıkarsa da sonuç değişmeyecek. Zaten birçoğunun da söyleyecek sözü kalmadı. Doğrusu o darbe planlarının yapıldığı günleri yaşarken de biliyorduk bir şeyler döndüğünü.
Dahası sadece işin içindeki bir avuç asker veya gazeteci değil, onlarca siyasetçi de böyle bir "darbe" beklentisi içindeydi. Zaman bunları da açığa çıkartacak.
Artık Türkiye darbecilerle ve kirli tarihiyle yüzleşme sürecine girdi.
Bu kirli tarihin kayıtları Batı'da ortaya çıkarken, somut belgeleri Güneydoğu'da saklı...
Güneydoğu, çetecilerin, darbecilerin hem gerekçesiydi hem de laboratuvarı.
Yüzlerce insan kaçırıldı, işkencelere tabi tutuldu sonra da katledilip asit kuyularına ya da ıssız topraklara gömüldü.
Kürtler çok açık biçimde Ergenekon'un hedefi ve mağduruydu.
Ergenekon Davası şimdi Fırat'ın doğusuna geçti ve büyük olasılıkla da hepimizi dehşete düşürecek biçimde devam edecek.
Kuyular açılıyor, kazılar yapılıyor, belgeler bulunuyor.
Daha işin ilk adımı atıldı. Çok sürmeden, yaşadığımız coğrafyanın nasıl bir kan gölüne çevrildiğini hep birlikte göreceğiz.
Eminim onlarca insan o topraklarda yapılan insanlık dışı vahşete tanıklığı nedeniyle yıllardır rahat uyuyamıyor. Acıyla kıvranan vicdanları daha fazla dayanamayacak ve o bölgede neler olduğu tek tek ortaya çıkacak.
Zaman gazetesinde Melik Duvaklı "Kazılar, infaz timlerinin dokunulmazlığını yıkıyor" başlıklı haberinde şöyle yazıyor:
"Koçero, Gijo, Sarhoş Kemal ve İzve Tim gibi kod adları Güneydoğu'da yaşayanlar için yabancı değil. Bu kişiler, 90'lı yıllarda halka saldıkları korku ile bilinirdi. Aileler, kayıpların peşinden gidemiyor, şikâyet edemiyor, etse de sonuç alamıyordu."
JİTEM mensupları, Yeşil gibi tetikçiler onlarca insanı katletti, katlettiği insanları da pervasızca bir yerlere gömdü. Şimdi o karanlık tarih aralanıyor. Darbecilerle bu karanlık tarihi yaratanlar açığa çıktıkça Türkiye daha özgür ve zengin olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.