MAHMUT ÖVÜR

25 Şubat 2010, Perşembe

Ana muhalefet CHP mi yoksa 'kurum'lar mı?

Türkiye nefesini tutmuş Ankara'da olup bitenleri izliyor. Orada sert ve gergin bir iktidar mücadelesi yaşandığı çok açık.
Ancak bu iktidar mücadelesinde bir gariplik var. Mücadele siyasi partiler arasında değil, son 50 yılda hiç değişmediği gibi vesayet rejiminin kurumlarıyla Meclis'te çoğunluğu olan parti arasında geçiyor.
Aynı şey, Menderes'in DP'si, Demirel'in AP'si, Özal'ın ANAP'ı, Erbakan'ın Refah'ıyla da yaşandı.
Bunlarla siyasi partilerden çok kurumlar kavga etti. Ya darbe yapıp gönderdiler ya da muhtıra verip uzaklaştırdılar.
Şimdi Ankara'ya bir bakın, bir yanda askerler ve yüksek yargı, öte yanda yüzde 47 oy alan bir AK Parti var.
Peki, siyasetin diğer aktörleri nerede?
Burada ciddi bir muhalefet sorunu olduğu çok açık. CHP ve MHP var ama medyanın büyük, toplumun da belli bir kesimi, AK Parti'nin Türkiye'yi değiştirmesi karşısında, onlardan değil asker ve yüksek yargıdan medet umuyor.
Kimse CHP, MHP veya bir başka muhalefet partisine bu gözle bakmıyor.
Asıl sıkıntı burada.
Muhalefet, ne yazık ki mevcut durumdan rahatsız olanların umudu olamıyor.
Tabii burada halk açısından "derin bir rahatsızlık"tan söz etmek de mümkün değil. Çünkü kriz eski devleti temsil eden kurumların değişip değişmemesi nedeniyle çıkıyor.
Daha açıkçası demokrasiye, demokratik kurallara uyum sağlamak istemeyen kurumların bir direnci var.
Sorun Türkiye'nin bunu aşıp aşamayacağı... Her ihtimalde bu aşılacak.
Ama eğer ortada sosyal demokrat ya da "değişimi" savunan bir CHP olsaydı, Türkiye bu krizi bu kadar derin yaşamaz ve daha rahat aşardı.
Dahası Ankara'da orgeneral ve oramiraller böyle toplantı yapmaz, bazı kesimler de "darbe yapacaklar" ya da "istifa" edecekler diye bir korku yaymazdı.
En azından ikinci bir siyasi alternatife "umut" olarak bakardı. Şimdi bu olmadığı için "vesayet rejimi"nin dayattığı kriz, olduğundan büyük görünüyor.
CHP de şaşırtıcı biçimde bu fotoğrafa itiraz etmesi gerekirken, tam aksine krizin derinleşmesi için olmadık şeyler söylüyor: "Koskoca generaller tutuklanır mı?"
Yunanistan, İspanya ve Portekiz'de de yıllar önce bunlar oldu. Bunu diyenlerin önce o planlarda neler yazıldığına sonra da son 50 yılda yaşananlara bakması gerekiyor.
Bu ülkede Menderes gibi bir başbakan idam edildi. Demirel, Ecevit, Türkeş, Erbakan, hatta CHP'nin bugünkü lideri Baykal askeri ciplere bindirilip Zincirbozan'lara gönderildi.
Türkiye'nin bir daha bu acıları yaşamaması için Demirel'in deyimiyle "rutin dışı"na çıkan herkesin, general de olsa yargıya hesap vermesi gerekiyor.
İster iktidarda ister muhalefette olsun, siyasetin asli görevi yargıya bu zemini sağlamak.
Bu sürece CHP ya da muhalefetteki diğer partiler katkı vermediğinden, Türkiye toplumu süreci sıkıntılı geçiriyor; bunun için de o partilere yüzünü dönmüyor.
Tam da bu nedenle CHP, bir türlü AK Parti karşısında alternatif olmuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.