ÖZLEM DOĞANER

19 Ocak 2026, Pazartesi

Faizde hız mı, temkin mi?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Merkez Bankası (MB) yılın ilk faiz kararını bu hafta verecek. MB, 2026 yılında 8 Para Politikası Kurulu toplantısı yapacak. Piyasada bu yıl için konuşulan faiz indirimi beklentileri ise oldukça geniş bir bantta: Kimi 800 ila 1.000 baz puanlık bir alan açıldığını savunuyor, kimi ise "şartlar oluşursa" 1.200 baz puanı bile mümkün görüyor.
Ancak burada kritik olan tek bir soru var: Faiz ne kadar iner değil, enflasyon ne kadar düşecek?
22 Ocak'ta yapılacak ilk PPK toplantısı, yılın tamamı için bir referans niteliğinde. Piyasanın medyan beklentisi 150 baz puanlık bir indirim. Bu da politika faizinin %38'den %36.5'e gerilemesi anlamına geliyor.
Bu beklentinin arkasında iki önemli veri var:
- Aralık enflasyonu %0.89 ile tahminlerin altında geldi.
- Politika faizi ile yıllık TÜFE arasındaki pozitif reel faiz farkı 7 puanın üzerinde.
Ocak ayı enflasyonu için beklenti, geçmiş yıllara kıyasla daha ılımlı bir tablo. 2025 yılı ocak ayında TÜFE %5.03 oranında artmıştı. Bu yıl ortalama %3.76'lık beklenti hakim. Yani yıllık enflasyonun %30'un altına doğru gerilemesi sürpriz olmaz. Bu da Merkez Bankası'na bir faiz indirimi alanı açar.
Bu yılsonu için resmî orta hedef %16. Piyasa Katılımcıları Anketi'nde yılsonu TÜFE beklentisi %23.23 seviyesinde. Yani piyasa ile hedef arasında hâlâ ciddi bir mesafe var. Bu tablo bize şunu söylüyor: %16 hedefi imkânsız değil ama yol kazalarına çok açık. Bu nedenle yıl içinde bir hedef revizyonu ihtimali masada kalmaya devam ediyor.
Peki, hangi aylar kritik? 2026'da para politikasının kaderini belirleyecek aylar net:
- Ocak–Mart: Ücret ayarlamaları, yönetilen fiyatlar ve beklentiler, küresel gelişmeler ve enerji fiyatlarına etkisi
- Nisan–Mayıs: Hizmet enflasyonunun seyri ve iç talep, iklim koşulları ve gıda enflasyonuna etkisi.
- Haziran–Temmuz: Turizm gelirleri, kur dengesi ve ikinci yarı beklentileri.
Tabii bu tabloya Trump'ın denge bozan adımları, küresel gerilimler ve piyasalara etkilerini de eklemek lazım ama bu belirsizlik kalemimizde yer alsın. Tabloya bakınca özellikle ilk yarıdaki koşullar ve atılacak adımlar ikinci yarıda enflasyon katılığı oluşturabilir.
Tabii bir diğer önemli konu faiz indiriminin krediye yansıması. Politika faizi düştükçe bankaların fonlama maliyeti azalıyor. Bu sürecin ilk etkisi mevduatta, ardından kredi faizlerinde hissediliyor. Şu an ihtiyaç kredilerinde %2.99, konut kredilerinde %2.49 seviyeleri görülüyor. Ancak hızlı bir gevşeme beklemek için erken. Burada kritik konu faiz indirimleri kadar krediye erişimde sınırların gevşemesi olacak.
Sözün özü, 2026 faiz indirimlerinin yılı olabilir. Ama bu yılın başarısı kaç baz puan faiz indirildiğiyle değil, enflasyonun hangi hızla ve ne kadar kalıcı düştüğüyle ölçülecek. Merkez Bankası'nın asıl sınavı da burada olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.