ÖZLEM DOĞANER

13 Temmuz 2026, Pazartesi

Türkiye’nin yeni yumuşak gücü

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Yumuşak güç bazen bir ülkenin mutfağında, bazen sanatında, bazen de dünyanın önüne hangi meseleyi koyduğunda ortaya çıkar. Türkiye son yıllarda bunun en güçlü örneklerinden birini "Sıfır Atık" hareketiyle verdi. Hanımefendi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlayan girişim, çevre meselesini bir kampanyanın ötesine taşıyarak küresel diplomasinin önemli başlıklarından biri haline getirdi. Şimdi Türkiye, dünyaya yeni ve en az onun kadar hayati bir çağr ı yapıyor: Çocukları dijital dünyanın tehlikelerinden korumak.
NATO Ankara Zirvesi kapsamında Çankaya Köşkü'nde düzenlenen "Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik: Gelecek Nesli Korumak" toplantısı, klasik bir lider eşleri programından çok daha fazlasıydı. Masada yalnızca çocukların ekran başında geçirdiği süre değil; algoritmalar, yapay zeka, siber zorbalık, dezenformasyon ve çocukların dikkatinin ticari bir ürüne dönüşmesi vardı.
Dünya Sağlık Örgütü'nün 11- 15 yaşındaki çocuklar üzerinde yaptığı araştırmaya göre yüzde 36'sı arkadaşlarıyla gün boyunca çevrim içi temas halinde. Yüzde 34'ü her gün dijital oyun oynuyor. Ekran başında en az 4 saat geçiriyorlar. Her 8 gençten biri problemli oyun davranışı riski taşıyor. yüzde 17'si cihazı yanında olmadığında kaygı veya gerginlik hissediyor. Kız çocuklarında bu oran yüzde 22.
Türkiye'de 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanma oranı yüzde 91,3'e ulaştı. Çocukların yüzde 66.1'i sosyal medya kullanıyor; 11-15 yaş grubunda oran yüzde 79'a çıkıyor. Dijital oyun oynayan çocukların yüzde 40.1'i planladığından daha uzun süre ekranda kaldığını, yüzde 35.6'sı sorumluluklarını aksattığını, yüzde 23.4'ü ise oyun oynayamadığında huzursuz veya mutsuz olduğunu söylüyor
UNICEF'e göre çocuklar dünya genelindeki internet kullanıcılarının yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Bu nedenle dijital risk artık yalnızca teknoloji meselesi değil; çocuk sağlığı, eğitim, güvenlik ve çocuk hakları meselesi olarak değerlendiriliyor.
Emine Erdoğan'ın "Çocuk güvenliği dijital platformlara sonradan eklenen bir ayar değil, tasarımın ilk ilkesi olmalıdır" sözü bu nedenle çok önemli. Çocuklar ekranı izlerken ekran da onları izliyor. Algoritmalar, onların neye ilgi duyduğunu, hangi görüntüde durduğunu, ne zaman yalnız veya mutsuz hissettiğini öğreniyor. Emine Erdoğan'ın ifadesiyle çocukların dikkati, merakı ve zamanı yeni çağın hammaddesine dönüşüyor.
Brigitte Macron, Fransa'da okullardaki ekran kullanımını sınırlandırmaya çalıştıklarını anlatarak, "Yarının dünyasını şimdiden ele almamız lazım. Sorun karşımızda ve bunu ehlileştirmemiz lazım" dedi.
Olena Zelenska, çocukların siber zorbalık, özel görüntülerin paylaşılması, radikalleşme ve çevrim içi kumar gibi risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Yunanistan Başbakanı'nın eşi Mareva Miçotakis dijital bağımlılığı açıkça "bir salgın" olarak tanımlarken, Almanya Başbakanı'nın eşi Charlotte Merz "Dijital dünya çocuklara uyum sağlamalıdır; çocuklar dijital dünyaya değil" dedi.
İşte Türkiye'nin yumuşak gücü tam da burada devreye giriyor. Bir yanda İznik çinisi, Türk nakışları, sof kumaşı, fava, enginar, keşkek ve kabak çiçeği dolması... Diğer yanda dünyanın dört bir yanından gelen lider eşlerinin çocukların geleceği için aynı masa etrafında buluşması. Misafirperverlik yalnızca iyi bir sofra kurmak değil, insanlığın ortak sorunlarına çözüm arayan bir masa kurabilmektir.
Sıfır Atık, dünyaya çevre konusunda yeni bir vicdan dili önermişti. Şimdi çocukların dijital güvenliği konusunda benzer bir diplomatik alan açılıyor.
Geleceğin en önemli güvenlik meselelerinden biri belki tanklar ve füzeler kadar görünür olmayacak. Bir çocuğun ekranda ne gördüğü, neye inandığı, ne kadar yalnızlaştığı ve zihninin kimler tarafından şekillendirildiği de ülkelerin güvenlik meselesi olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.