ÖNCEL ÖZİÇER

13 Mart 2005

Son zaman modası: Abi abla aşkları

Aşka olan saygım sonsuz. Yaşamımdaki önemi büyük... Aşka "meydan okumayı, onu reddetmeyi, ertelemeyi, yok saymayı, ardına düşmemeyi, bir anda karşımda belirdiyse görmezden gelmeyi" hiç denemedim. Çünkü bunun bir yararının olmayacağını biliyorum. Duyguların en coşkulusu, en ertelenmezi çünkü, aşk! "Hastalıklı aşk" diye bir tanım vardır bir de biliyorsunuz. Ne saçma! Aşkın kendisi zaten bir araz, hastalık, hem de ateşli bir hastalık değil midir? Kanına, hücrelerine, beyninin kıvrımlarına öyle bir yerleşir ve istila öyle korkunçtur ki, vücudunu terk edene kadar sen, sen değilsindir artık. İyileştiğinde ise zaten aşk bitmiş, sen de sağlıklı ve ottan bozma yaşamına geri dönmüşsün demektir. Aşk sarhoşluğu sözü de boşuna söylenmemiştir. Alkolün bedeninizi, beyninizi kontrolsüz bırakması gibi, yokuş aşağı yuvarlanırsınız yeşil bir vadide. Bazen, sonunun uçurum olabileceğini bile bile...

***
Hani dergilerde, gazetelerde bazı mutluluk formülleri verilir ya... Siz onlara da inanmayın. "Aşkınızı ayakta tutmanın 5 yolu" "Evliliğinizin ilk günkü gibi devam etmesi için 7 altın öneri" "İlişkinizin huzuru için 10 temel kural" Hepsi palavra... İnsanda şans olacak biraz da... Sen istediğin kadar bu formülleri uygula, çarp, böl, topla, çıkar. Karşındaki adam, büyükbaş ağılından çıkıp senin yanına geldiyse, o ilişkiden hayır bekleme...

***
Veee günümüzde pek moda olan "yaş farklı" aşklar... Aslında bu yazının konusu bu olacaktı. Fakat konu aşk olunca, benim yine elim ayağıma dolaştı. Esas diyeceğim yine sona kaldı, yerim azaldı. Bu yüzden kısaca ve özetle: İki kişinin yaşı arasındaki fark ne kadar büyük olursa, yaşanacak aşkın ömrünün o derece kısalacağına inanıyorum ben. Çünkü aşkın içinde şefkat duygusunun baskın olmaması gerektiğini artık biliyorum. (Ah o tecrübeler!) Yaş farklı aşklardaysa ilişkinin temelinde, bu eksikliğin tatmini hatta arsızlığı var, yani şefkatin! Elmayla armudu çiftleştirmeye çalışmayalım, davulun bile ne dediğini unutmayalım. Siz yine bir "abiyle" veya bir "ablayla" beraber olun, saygımız sonsuz, karıştığımız da yok... Ama.. Bunun adının "aşk" olmadığını bilin... İstedim. Dedim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.