METİN SEVER

03 Temmuz 2011, Pazar

Camekanda yaşamak

Eskiden mahallelerde 'örtük mahremiyet' olurdu. Komşular birbirlerinin ne yaşadığını bilirdi, duyardı. Ama kimse durumu faş etmezdi, 'görünür' kılmazdı. Ta ki, arada bir husumet çıkıncaya kadar. O vakit, pencereden pencereye kavgalarda bazı kirli çamaşırlar dökülürdü ortalığa. Yani iyi kötü bir mahremiyet duygusu vardı. Her şey sebilhane bardağı ortalığa saçılmazdı. 'Koca bir mahalleye' dönen günümüz dünyasında ise her şey ortada: 'Şeffaf!' Magazin basınının gözü önünde. Semt pazarlarındaki gibi seç beğen al cömertliğinde. Ayrıca mahallenin 'Twitter Caddesi'nden, 'Facebook Sokağı'ndan kim ne zaman ne yapmış dakika dakika izlemek mümkün. Eski mahalleden farklı olarak herkes kendi kendini faş ediyor artık. 'Görünüyorum o halde varım' durumu. Görünmeyen buharlaşıyor! Varlığının bir anlamı kalmıyor sanki. Hadi Başbakan'ın CHP'ye dediği gibi söyleyelim; 'ontolojik' sorun yaşıyor. Bu 'ruhsal pornografi' hali aklıma Walter Benjamin'i getirdi. Benjamin, 1926'da, yani büyük Ekim Devrimi'nden dokuz yıl sonra Rusya'ya gider. Devrimin sorunlarının kapalı kapılar ardında halledilmeye çalışıldığı bir dönemdir. Canı sıkılır. Bu arada Moskova'da kaldığı otelde bazı kapıların hep aralık olduğunu görür. Araştırınca bu odalarda, hayatları boyunca kapalı mekanda kalmamaya yemin etmiş Tibetli rahiplerin kaldığını öğrenir. Ve şu sonuca varır: "Bir camekanda yaşamak kusursuz bir devrimci erdemdir. Bu da bir sarhoşluk hali, çok ihtiyaç duyduğumuz bir ahlaki teşhirciliktir." (Son Bakışta Aşk, Metis Yayınları) Sovyet rejimindeki kapalılık, Benjamin'i ahlaki teşhirciliği, özgürlüğün teminatı olarak görme noktasına getiriyor. Ancak, Benjamin'in "Camekanda yaşamak," dediği, bu olmasa gerek. Göründüğün kadar var olabildiğin, 'camekan dünya' olsa olsa bir özgürlük yanılsaması. Üstelik bireyin 'şeffaflaştığı' bu dünyada devletlerin mahremiyeti sürüyor. Oysa galiba tersi gerekiyor. Şeffaf devlet, mahrem birey. Ve belki de artık şu sonuca varmak gerekiyor: "Mahremiyetini korumak kusursuz bir devrimci erdemdir."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.