ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Okur Meclisi
Köşemi cumartesi günleri okur mektuplarına ayırdım.
Bir nevi dertleşme de diyebilirsiniz buna.
Kimi okur özel sorununa aracılığımızla çözüm bulacak, kimi belki de sayemizde aradığı işi bulacak, elbette kimi de bizi eleştirecek.
Hepsinin canı sağ olsun.
Bu köşenin asıl sahiplerinin, seslerini duyurmaya hakları var demiştik baştan zaten.
Bu yüzden konuyla ilgili birçok yazı yazdım. Bundan sonra da yazmaya devam edeceğim.
Siz değerli okurlarımdan gelen cevaplarda, bu yolla istismar edilen ve soyulan ne çok kişi olduğunu görünce dehşete kapıldım.
İnanın bir kişi bile "Hayır ben bu şifalı otlar sayesinde iyileştim" demedi.
Tam aksine sahtekarların 'iyi olacaksın' diye umudu tükenmiş insanlara sattığı kocakarı ilaçları sağlıklarını bozdu. Karaciğer ve böbrek hastası oldu çoğu.
Daha kötüsü umudunu bunlara bağlayanların varı yoğu da gitti.
Sağlık Bakanlığı'ndan arayan bir genel müdür, "Bu kalpazanlarla mücadele ettikçe bizi yabancı ilaç firmalarınının borazanı olmakla suçladılar" dedi.
Bugünlük bu kadar. Söz şimdi değerli okurlarımın...
"Sağlık alanında kitle iletişim araçları kullanılarak yapılan bu vahim şarlatanlığın karşısında olmanızdan dolayı teşekkür ediyorum.
Ancak unutulmaması gereken şey, anesteziyoloji uzmanının yetersizliğinin bir kardiyoloji uzmanı tarafından giderilemeyeceğidir."
"Sayın Ramoğlu, bu televizyonlardaki sahtekarları ne yapacağız?
Her kanalda bu şarlatanlar ölümden gayrisine çare bulmuş… Hele bir alfarays var ki sormayın gitsin. Devlet bunlara neden engel olmaz? Cahil milleti soyup soğana çevirdiler."
"Hemşehrimiz de olan Prof. Dr.
Cevdet Erdöl, sahtekarlarla mücadele etmeye niyetliyse buna sadece yasalar mı manidir? Yoksa bir sağlık düzenbazlığı mı var? Hemşehrimiz meydanı dar mı edecek?
Onları meydanda tuş mu edecek?"
Sağlık Bakanlığı'nın yapmış olduğu kampanya Somali krizinin baş göstermesinden yaklaşık 10 gün sonraya tekabül etti. Ve o süre zarfı içinde tüm sağlık personelimiz, Kızılay, Kimse Yok Mu Derneği ve Diyanet aracılığıyla bağışlarını yapmışlardı.
Öğretmenlerin bin tane çilesi var. Ama en önemlisi parçalanmış aileler. Şu an sabah saat 06.00 ve ben halen uyuyamadım... Neden mi? Eşimle Şubat 2012'deki atamanın yapılmayacağı üzerine konuşurken birbirimizi kırar hale geldik."
MEB'in son yaptığı teşkilat kanunundaki değişiklikle şubat dönemi eş durumu tayin hakkımız elimizden almıştır. Eşime ve 1 buçuk yaşındaki oğluma kavuşmak için ağustosu beklemem gerekecek."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.