ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Rahmetle anıyoruz
Bugün Gazi Mustafa Kemal'i ölümünün 73. yıldönümünde rahmetle anıyoruz.
'Atatürk'ü her zaman siyasetine alet eden, onunla politika yapan bugünkü CHP yöneticilerinden hangisinde büyük kurtarıcının özelliklerinin binde biri var?
Sarı Kalpaklı'nın anılarından küçük bir demetle bu kıyaslamayı yapalım.
Gelin Atatürk'ün CHP'sini temsil ettiğini söyleyenleri hafifçe iğneleyelim.
(Söylev, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Sayfa: 49)
Bahçe mimarı Mevlut Baysal anlatıyor:
Çankaya Köşkü'nde, bahçesini yapıyordum. Bir gün Atatürk ve yaveriyle bahçede dolaşıyorduk. Çok ihtiyar ve geniş bir ağacın Atatürk'ün geçeceği yolu kapadığını gördük. Ağacın bir yanı dik bir sırt, diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu. Ata, havuz tarafındaki kısma yaslanarak karşı tarafa geçti. Derhal atıldım:
-Emrederseniz derhal keselim Paşam.
Bir an yüzüme baktı, sonra:
- Yahu, dedi. Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin?
İsmet İnönü Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra bir akşam Atatürk'ün sofrasında bulundu. Atatürk, İnönü'yü sofrada kendi yanına oturttu. İsmet İnönü bir kâğıt parçası üzerine şöyle bir soru yazdı:
- Hâlâ bana dargın mısınız?
Atatürk bu sorunun altına şöyle yazdı:
- Bugün de arkadaşımsın, kardeşimsin.
İsmet İnönü, Atatürk'e bu yazının altına imza koymasını rica etti. Atatürk imzaladı. İsmet İnönü bu imzalı kâğıdı cebine koydu. Sonra İsmet İnönü ikinci bir soru yazdı:
- Beni yetiştirdiğinizden dolayı pişman mısınız?
Atatürk bu soruyu okuyunca, İsmet İnönü'den bu yazısının altını imzalamasını istedi. İnönü imzaladı ve Atatürk de bu yazıyı aldı.
Atatürk ile İsmet İnönü arasında o zaman geçen bu küçük olay, Cumhuriyet tarihinin karanlık kalmış olan bir köşesini aydınlatmaya yeter kanısındayım. ?
Bu hatıraya herhangi bir yorum yapmaya gerek var mı?
Günlerden bir gün İtalya Büyükelçisi Ata ile görüşmek ister ve huzura davet edilir. O günün muhtelif ekonomik-siyasi konuları hakkında konuşulduktan sonra büyükelçi, "Ekselans dün Roma ile yaptığım bir görüşmede hükümetimizin Hatay'ı almak istediği kararını size iletmem söylendi" der. Odada bir an sessizlik olur. Ata büyükelçiye bir şeyler daha ikram eder ve iki dakika odadakiler ile baş başa bırakır.
Döndüğünde ayağında çizmeleri, üzerinde mareşal üniforması ve belinde tabancası vardır. Doğru masasına gider, manyetolu telefondan Mareşal Fevzi Çakmak'ın bağlanmasını ister ve "Paşa, İtalyan dostlarımız Hatay'a gelmek istiyorlar hazır mıyız" der. Fevzi Çakmak durumu anlar ve "Biz hazırız Paşam" diye yanıtlar. Ata büyükelçiye döner: "Biz hazırmışız, hükümetinize söyleyin isterlerse gelip Hatay'ı alabilirler."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.