ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Kanadoğlu ve Durak
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu uzun bir aradan sonra yine sahneye çıktı… Ahkam kesmese olmazdı sanki.
Muhakkak kafaları karıştıracak laflar edecek.
Sonra da yan yatıp izleyecek.
Yürüyen arabaya takoz koymak, karşısına geçip seyretmek nasıl bir ruh halidir anlamam...
Galiba medyatik olma hali budur.
Bu hastalık gerçekleri görmenize engel olur.
Hem Kanadoğlu'nun ağzından çıkanı kulağının duyduğunu da sanmıyorum.
Başkanlıktan uzaklaştırılmasına rağmen medya aracılığıyla hükümete günlerce meydan okuması hâlâ hafızalardadır.
Durak şimdi cezaevinde...
Hakkında çeşitli iddialar var.
***
Koğuş arkadaşlarına sigarayı bıraktırmış.
Ve bunu da yerel gazetelere haber yaptırmış.
Yani adam, fırsatı kaza etmiyor.
Yakında onun hayat hikayesini uzun uzun yazacağız...
Arkadaşım Ufuk Tekin, yine çok konuşulacak bir yazı dizisi hazırlıyor.
Herkesin ibretle ve ilgiyle okuyacağı...
Tabii bunu söylerken eski adalet bakanları Seyfi Oktay ile Mehmet Moğultay'ın icraatlarını unuttu.
Kendisinin de nasıl taraf olduğunu unuttuğu gibi.
Yaşlılıktan olsa gerek.
Kanadoğlu niye şimdi "Yargı bağımsız değil" diyor?
Yargının tepesindekiler militan solcu değil de ondan.
Seyfi Oktay'ın 'tak' dediğini 'şak' diye yapan yargıçlar artık tarih oldu.
Asıl dert bu…
Demokrasi adına ayıp etti.
Sözleri yeni anayasa çalışmalarını etkiler mi bilmem.
Ancak bu ifadeler Kanadoğlu'nun yeni anayasaya bakışını ortaya koyuyor.
Kanadoğlu, 'darbe' umudu veren 12 Eylül Anayasası ile Türkiye'nin idare edilmesini de istiyor olabilir.
Ayrıca "Atatürk ilkelerine bağlılığını ortadan kaldırabilecek hiçbir oyun Türkiye'de yürümeyecektir" diyerek de sanki bulanık derede balık avlamaya çalışıyor.
Bir etkisi olur mu? 'Ulusalcılar' üzerinde belki...
Onu takan başka kimse kalmadı çünkü.
Kârına ve zararına bakmadan…
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.