ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Annem ve memleketim
Biraz acı, biraz tatlı.
Ömrümün baharını geçirdim sende.
Rutubetli havanı soludum
Susadım, suyundan içtim.
Karadeniz'in küçük kasabası, yağmurlarını anlatmaya gerek var mı?
Az mı ıslandım damlalarından kaçarken
Yakalardın hep şemsiyesiz ve ceketsiz.
Güneşli bir günde başlardın aniden, bulutsuz ve esintisiz.
Senden az mı balık yedim, az mı eğlendim seninle?
İlk senin sularında ıslattım bedenimi.
Sahillerinde çok güneşlendim.
Elbiselerim az mı ıslandı dalgalarından.
Dün albüme baktım,
İlk balığımı yakalayınca nasıl da sevinmişim.
Kuşlara da meraklıydım.
Kışın yaban tavuğunun peşinden az koşmadım.
Hala unutamam kırmızı kafalı sakamı.
Ne de güzel öterdi.
Dört mevsimin ayrı güzel.
Meyve zamanı kirazı, armudu, inciri çıkar dalında yerdik.
Alışmıştım geçen arabaların seslerine.
İlk aşkım, ilk göz ağrım da buradan. Neleri sevmiştim ben bu kasabada. Daha sizlere yazamadığım bilseniz neleri.
Annem az mı çalıştı çay bahçelerinde, küçük kardeşim karnındayken.
Çok ama çok cesaretliydi Bilseniz kuş kadardı yüreği.
Yorgunluktan kıvranırdı geceleri.
Bir de babam...
Yıllarını verdi mesleğine
Yıllarca beş parasız çizip durdu dünyayı,
***
Hepsi ayrı bir tat.
Gurbette bu satırları yazarken gözlerim yaşardı, ağlamaklı oldum
Gözlerimden süzülen damlacıklar, annem kelimesinin üstüne düştü.
Annem annem, güzel annem, benim tatlı annem.
Yanındayken seni, daha çok öpüp koklayabilseydim keşke.
Bir bilsen seni ne çok sevdiğimi, oy benim tatlı fistuğum oy...
Daha iki gün önce denizinde yüzmüş, dağlarında gezmiş gibiyim. Ama yaşadığım o güzel günlerin sayfalarının çoktan kapandığını da biliyorum.
Keşke bu filmi bir kez daha izleme şansım olsaydı.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.