ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Öğretmenlerin 'son' isteği
Posta kutum yine öğretmenlerin dertleriyle doldu…
Arkadaşlar bizi biraz abarttı herhalde…
Çözüm makamı değiliz ki.
Biz köprüyüz sadece.
"Bu köşeler bizim babamızın malı değil..."
Elbette sorunlarınızı ileteceksiniz, biz de yazacağız… Yani yönetenle yönetilen arasında aracı olacağız.
Görevimiz bu… Tamam, zaman zaman da ahkâm keseğiz ama,
Değerli okurlarımızın gözü, sesi ve kulağı olmayı da ihmal etmeyeceğiz…
Dertleri ortak…
İstekleri de gayet insanca…
İsteyenin bir yüzü kara demişler.
Biz ise elçi olduk… Şimdi top,
Sayın Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'de…
İster gol yapar, ister taca atar. Onun bileceği iş...
Buna göre bir öğretmen eşi ister polis, ister hakim, ister gazeteci, ister bankacı, ister öğretmen olsun hizmet puanı yetersiz olduğunda eşinin yanına gidemeyecek.
Bu durum insan haklarına ve aile bütünlüğüne aykırı bir durumdur.
Ayrıca bakan genelge tarihinden 1 ay sonra yaptığı atamalarda bu uygulamayı kaldırmamış aynen devam ettirmiş, ancak ağustos atamalarında kaldıracağını söylemiştir.
Bu büyük bir hak ihlalidir.
Hakkımız elimizden alınmıştır.
Biz öğretmenler olarak bu hakkımızın elimizden alınmasını kendimize yediremiyoruz.
İl ve ilçe emri uygulaması kaldırılmamalı aynen devam etmelidir. Aksi halde eşlerinden ayrı mutsuz bir şekilde çalışmak zorunda kalan öğretmenler topluluğu oluşacak ve bu durum eğitimi büyük sekteye uğratacaktır.
Zira morali bozuk bir öğretmenin öğrencilerine ne derece verimli olacağı tartışılır.
Bu uygulamanın kaldırılmaması için sesimizi duyurunuz" diyor.
Hiç olmazsa bir kısmını yazayım…
Sayın Milli Eğitim Bakanı isterse e-postaları ona gönderebilirim… İnşallah bu yazımız öğretmenlerin derdine derman olur...
Gördüğünüz gibi dertler ortak.
Yok mu bir çaresi!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.