ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Kart piyango
Aslında bugün CHP'nin yeni bir iftirasına değinecektim…
Sonunda milletin midesini bulandırmak için, bunu da yaptılar işte...
Bu kez sahnede Atilla Kart var.
CHP'li vekil Milli Piyango'nun çekilişlerinde hile yapıldığını iddia ediyor.
Hedefe de Başbakan'ı koydu…
Neymiş efendim, ikramiyeler hep aynı yere çıkıyormuş, para örtülü ödenekle kullanılıyormuş.
Falan filan...
Geç bunları kardeşim geç...
Özal döneminde de büyük ikramiye üç kez Adana'ya çıkmıştı…
O zaman da mı hile yapılmıştı?
Neyse...
Dedik ya adamların işi kara çalmak, mide bulandırmak.
İyi ki millet bunlara itibar etmiyor.
Ama mazeretim var.
Çünkü,
"Aklı başa yaş getirir" başlıklı yazımda ismini unuttuklarım oldu…
Durumun hassasiyeti üzerine bu yazı daha önemliydi.
1 Haziran sabahı ta İstanbul'dan nazar boncuklu o güzel çiçeği göndererek yaş günümü kutlayan Sabah Ekonomi editörlerinden Eylem Aktay'ı nasıl unuttum!
(Ben ona hep Eylo derim)
Ne Eylo ne de mavi boncuklu çiçeği unutulacak gibiydi.
Kusura bakma Eylo.
Zaro Ağa'nın dediği gibi, 'demek ki yaşlanmışız.'
Ankara sayfa sekreterlerimiz Ünal Turakoğlu, Orhan Kemal Erkılıç ve Özge Evcimen Kambur'u da atlamışız…
Durumu yukarıda özetledim.
Bir kastımız yoktur yani.
Bazen bunu ben de yapıyorum.
İnsanın yaşı ilerledikçe zaman zaman bu tip duygulara kapılıyor...
Ölümü daha sık anar oluyor..."
Kendi yüzümüz ve kalbimizde gerçekleşmiş olan değişiklikleri, yaşıtlarımız üzerinde zamanın bıraktığı izleri gözlemlemek suretiyle algılayabiliyoruz ancak.
Ama her seferinde kandırıyoruz kendimizi.
"Daha gencim, yaşayacak çok uzun yıllar var önümde" diyerek Polyanna'cılık yapıp kandırırız kendimizi...
Bazen duyduğumuz 'amca', 'dede' gibi bir sözler şaşırtır bizi!..
İçimize hapsedilmiş genç, dışarıya çıkmak için deliler gibi çırpınıp durur!..
Bir rivayete göre 157 ya da 160 yıl yaşamış olan Zaro Ağa'ya hasta yatağında sormuşlar:
"Ağa bunca yıl yaşadın, hayat hakkında ne düşünüyorsun?" diye.
Zaro Ağa'nın verdiği cevap gerçekten muhteşem...
"DÜN GİBİ..."
Gerçekten de günler su gibi akıp geçiyor. Bir de bakıyoruz ki yaşlanmışız...
Değişmez kural bu...
Hayat bir tutam gülümsemeyse, üç tutam gözyaşıdır.
Yaşanan budur, gerçek bu...
Hayat dediğin 1 çay.
İnsan ise sadece 1 şeker.
Karıştırdıkça hayattan tat aldığını sanırsın.
Oysa hayatın seni erittiğini çay bitince anlarsın!
"Yarışı birinci bitiren bir at, neden bir daha başlangıç çizgisine dönmek istesin ki!.."
Cicero'nun yaşlılık üzerine söylevi şu sözlerle biter:
***
Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer,
İçsen de tükenir içmesen de;
Bu yüzden hayattan tat almaya bak,
Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da...
Cangökçe'ye teşekkürler.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.