REFİK ERDURAN

14 Şubat 2011, Pazartesi

Bakın görün

Övünmeye yarayınca en sevimsiz laflardan biri olur "Dediğim çıktı". O söz ancak "Gerçekçiliğim kanıtlanmış olduğu için lütfen uyarılarımı ciddiye alın" anlamında rica gibi kullanılmalı.
Yorumculukta gerçekçi görüşleri dile getirmenin önündeki en büyük güçlük ise tribün ıslığından çekinmek, "Şimdi düşündüğümü yazarsam ne derler?" diye duraklamaktır.
Akıntıya direndikçe çok tepki çekmiş bir basın emekçisi olarak o engelin boyutlarını iyi biliyorum.
Uzun yıllar önce Çin'in çok geçmeden Amerika'yı sollayacağını söylemem alay konusu oldu. "Karşıt görüşlü" gençlerin vuruşturulması oyununa gelmenin darbeye yol açacağı uyarıma kulak asılmadı. Sovyet hayranlığının "aydın" modası olduğu günlerde "Oradaki düzen toplumculuk değil, despotluktur, çökecektir" diye yazmama kızıldı. Özal'ın ekonomiyi bürokrasiden kurtarmasını beğenmem kınandı.
Bir de "Keşke haklı çıkmasam" sözü var. Yazık ki boş laf değil, çoğu kez yerinde.
Üstelik olaylar hızlandıkça haklı çıkma süresi acayip ölçüde kısalmakta.

***

Geçen Perşembe, 10 Şubat 2011, öğleden sonra. Ertesi sabah okunacak yazıyı yazacağım.
Gözüm yine ekrandaki yurt ve dünya bültenlerinde. Yabancı CNN kanalında CIA şefi "Mübarek bugün çekilecek" diyor. Obama da o görüşte. Kahire'nin Azatlık meydanında kutlamalar başlamış bile. Gençler dans ediyor.
Tedirginim. Dünya ve Mısır üstüne bildiklerimi kafamda tartınca katılamıyorum iyimserlik coşkusuna. Sevinmekte acele edildiğini, davanın bir adamın oradan gidip gitmemesi olmadığını, soygun düzenlerinin sürdürüleceğini, İsrail hamisi Amerikan egemenlerine sırtını dayamış Kahire generallerinin diktatörü gözden çıkarsalar da iktidarı bırakmayacaklarını, gerekirse baskı tezgâhları kuracaklarını yazıyorum.
O akşam Mübarek son aptallığını yapıp "Gitmiyorum" diyerek CIA şefini ve Obama'yı şaşırtıyor, ama ertesi gün sopayı görünce sıvışıyor. Ülkesi de, dünyanın bütün iyi niyetli insanları da bayram ediyorlar. Ama Mısır'da iktidar kimin eline geçiyor? Omuzu apoletlilerden kurulu Yüksek Konsey'in. Ve...
Hafta sonunda ortaya çıkıyor general sopası. Azatlık meydanına dalan askerler orayı demokrasi yanlısı göstericilerden "temizlemeye" başlıyor.
Kısa sürede özgürlük düzeni bekleyenler yazık ki görecekler daha ne "temizlikler" olacağını.
***

Bizim gerçekçi yorumcularımız "Mısır'da devrim değil, darbe oldu" demekteler. Ama o söz bile yanlış. Orada asker darbe yapmadı ki. Zaten gerçek sahibiydi iktidarın. Şimdi sultasının vitrini değişti, o kadar.
Asıl önemli sorun, bölgedeki egemenliğini sürdürmede Amerika'nın ne kadar başarılı olacağı.
Sakın "Obama başa geçti, o konuda hesaplar hayli değişmekte" diye düşünmeyin. Hüseyin kardeşimiz de kukla. İsrail ülkesini kafakola almışsa, ilkeli davrandığında bir daha seçilemeyeceği kesin ise, o ne yapacak? Bakın, Amerikan Genelkurmay Başkanı soluğu Tel Aviv'de aldı; "Kol kolayız" diye güvence üstüne güvence vermekte.
Mısır'daki cuntanın dünyaya yaydığı ilk duyurularından birinde "Bütün anlaşmalara sadığız" buyruldu. Çevirisi: "İsrail ile eski cumhurbaşkanlarımızdan General Sedat'ın imzalamış olduğu dostluk anlaşmasına dokunmayacağız."
Bizde de Albay Türkeş mikrofonda yiğit erkek sesiyle darbe müjdesi verirken "Anlaşmalara sadığız" dememiş miydi?
Eğer "Pax Americana" adlı imparatorluk bozuntusunun Doğu Akdeniz düzeni insanca ilkeler yönünde azıcık değişecekse, bu yine CIA ve Pentagon yetkililerinin halk uyanışından çekinerek "Zararı azaltalım" diyebilmelerine bağlı olacak.
O uyanışı kendileri için tehlike saydıklarını gizlemek isteyenler hep irtica umacısını öne sürerler ya. Şimdi Amerikan yetkilileri "istikrar sağlanmazsa" Müslüman Kardeşler'in Kahire'de iktidarı kapacaklarını söylüyorlar boyuna. İleri gelenlerinden birinin çözüm diye Atatürk'ü önermesine güldüm.
Çok insancıl, çok ilerici, çok solcu meslektaşlarımın "Yandaş!" demelerini göze alarak o zata ve Mısırlı kardeşlerimize sesleneyim buradan:
"Size verebileceğimiz Atatürk yok maalesef. Bir Erdoğan bulmaya bakın."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.