ERDAL ŞAFAK

15 Ekim 2004, Cuma

Denize bir şişe

İslam dünyası bugün 14 yüzyıllık tarihinin en hüzün verici ramazanlarından birine girdi. Bir yanda narin bedenlerine şarjörlerin boşaltıldığı çocuklar. Diğer yanda başları kesilen insanlar.
Bir yanda Filistin'den, Sudan'dan yükselen sessiz çığlıklar. Diğer yanda, kasetleri TV'lere gönderilen son hıçkırıklar.
Ve İslamiyet adına yapılan vahşetten utanç nedeniyle Müslümanlar'a yapılan vahşete ses çıkaramayan milyarlar...
Bu yazıyı kaleme aldığımız saatlerde Irak'tan bir Türk şoförün -üstelik adı Ramazan- daha kafasının kesildiği haberi geldi. İki gün önce de Mahir Kemal adlı bir yurttaşımızın kafası kesilmiş, infaz görüntüleri El Cezire televizyonuna gönderilmişti.
Kimbilir kaç rehine bu kutsal ayın ilk gününe vicdanları taşlaşmış Ebu Musab El-Zarkavi ile adamlarının bıçaklarının gölgesinde, ölüm korkusuyla titreyerek girdi.
En korkuncu da Zarkavi ve adamlarının bu vahşetinin alkışlanması, sözde fetvalarla yüreklendirilmesi.
Buyurun size Suudi Arabistan'da yayınlanan ve El Kaide'nin avukatlığını üstlenen Savt El-Cihad dergisinin son sayısından bir alıntı. Bir Mısırlı'nın kafasını kesmesi nedeniyle Zarkavi'ye bakın nasıl sesleniyor:
"Allah bileğine kuvvet versin! Senin bıçağınla düşen kelleler ulusal kimliklerin çökmesine yardım ediyor. Yurtseverlik, ulusal kimlik, bölgesel özellik, milliyetçilik gibi kavramlar şeriatın önüne geçerse ya da ona rakip çıkarılırsa, mensupları tıpkı kafirler gibi ölümü hak etmiş olurlar. O kimlikler ve kavramlar putperestliğin bir başka türünden başka bir şey değildir. Ey ölüm şeyhi Zarkavi, devam et. Hiçbirine merhamet etme."
Buhari'ye göre Hazreti Muhammed, "Ramazan ayı girince göklerin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur" diye buyurdu.
Ama göklerdeki cehennem artık yeryüzünde. Zincirlerini koparmış şeytanlar da, Müslüman kisvesiyle İslamiyet'e en büyük kötülüğü yapıyorlar.
Yine de bu mübarek günde karamsarlığı bırakıp Veda Hutbesi'nden bir cümleyi bir pusulaya yazıp şişeye koyalım ve denize bırakalım: "Ashabım; sakın benden sonra eski sapıklıklarınıza dönmeyin ve birbirinizin boynunu vurmayın!"
Dalgalar şişemizi vicdan sahillerine götürür mü acaba?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.