ERDAL ŞAFAK

13 Kasım 2004, Cumartesi

As ama önce yargıla

CHP lideri Baykal, Sosyalist Enternasyonal toplantısı için bugün Güney Afrika'ya gidiyor. Ama ardında bir "bomba" bırakıyor: Sarıgül dosyası.
En başta belirtelim; Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ü savunmak gibi bir niyetimiz yok. Asla! Tam tersine, "Temiz toplum" için ucu kime dayanırsa dayansın her türlü yolsuzluk ve rüşvet iddiasının üstüne gidilmesini hepimizin en öncelikli görevi kabul ediyoruz.
Ama hukuktan sapmadan, herkesin kolayca tuzağına düşebileceği "yargısız infaz"dan kaçınarak.
Ne yazık ki, Sarıgül olayında hukukun üstünlüğü ilkesine gerekli saygının gösterilmediği kaygısı taşıyoruz. Anlatalım:
Magazin mitingler
Bir süre önce "Nokta" dergisinde Sarıgül'le ilgili rüşvet karşılığı kaçak inşaatlara ruhsat verdiği iddiaları yayınlandı. İçişleri Bakanlığı hemen müfettiş gönderdi. Bu arada Sarıgül, Sivas'tan başlattığı mitingler dizisini sürdürdü ve her durakta daha büyük kalabalıkları topladı.
Böylece Baykal'ın başta "Magazin" dediği Sarıgül'ün çıkışı ciddi bir harekete dönüştü.

Savunma hakkı
İşte böyle bir süreçte Baykal, Sarıgül'le ilgili iddiaların soruşturulması için komisyon kurdu. Komisyon raporunu önceki gün CHP Merkez Yönetim Kurulu'na verdi. Verir vermez de Sarıgül kesin ihraç talebiyle ve "tedbirli" olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na sevkedildi.
Böylece CHP hem müşteki, hem savcı, hem de yargıç oluyor.
Rapordaki başvurulan bilgi kaynakları şöyle sayılıyor: Polisin dinleme kayıtları, iddialarda adları geçen tanıklar.
Peki ya sanık? Sarıgül, "Hakkımda bir bulguya rastlanmışsa, en azından bu milletvekilinin partili belediye başkanını sorgulaması gerekirdi" diyor. Haksız mı? İdam sehpasında bile mahkuma son sözü sorulmuyor mu?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Eşref Erdem, "Raporda çoğu çevrenin, adı geçen arkadaşımızı sahiplenemeyeceği ciddi iddialar var" diyor.
Bu durumda hemen suç duyurusunda bulunulması gerekmez miydi? "Sonra yapacağız" deniyor. Bu da önce asıp sonra yargılamak değil mi?
İddialar, anlaşıldığına göre, son yerel seçimler öncesiyle ilgili. Baykal, 11 Aralık 2002'de Sarıgül'e Altı Ok'lu rozeti takarken, "Pırıl pırıl bir belediye başkanımızı CHP'ye katıyoruz" demişti. O zaman niye araştırtmadı?
Bu telaş neden?
Bütün bu sorular yüzünden Sarıgül'ü yargı kararını beklemeden CHP'den atma telaşında kamuoyu ister istemez başka nedenler arıyor: Acaba sorun yerel seçimlerde CHP yüzde 18 oy alırken, Sarıgül'ün yüzde 70'le seçilmesi mi?
CHP birkaç kent merkezine sıkışırken, Sarıgül'ün varoşları fethetmesi mi? Sorun "CHP'yi kim iktidara taşıyabilir" anketlerinde Sarıgül'ün Baykal'a birkaç tur bindirmesi mi? Sorun, Baykal ve ekibinin parti içi iktidarı Türkiye iktidarına tercih etmeleri mi? İç iktidara tehdit oluşturabilecek herkesi tasfiye etmek istemeleri mi?
Tekrarlıyoruz; Sarıgül hakkındaki iddialar doğru olabilir ama bu, Baykal'ın tehlikeli bir rakibi safdışı bırakmak için iddiaları can simidi yapmaya çalıştığı kuşkularını ortadan kaldırmaz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.