ERDAL ŞAFAK

15 Aralık 2004, Çarşamba

Yaslı gittik şen geldik

Çok uzaklardan geliyor Türkiye, çok... Uzaklardan ve de birbirinden zorlu iki yolculuktan...
İki yolculuğumuz da aşağı yukarı aynı tarihlerde başladı. IMF ile 1961'de. AB ile 1963'te.
IMF ile 43 yılda 18 standby imzaladık. 17'si yarıda kaldı. Kimi hükümetlerin yarı yolda ürküp geri çekilmeleri sonucu, kimi krizler yüzünden.
Bu kez direndik, dişimizi sıktık ve 18'inci anlaşmayı sonuna kadar götürdük. Hem de 18 standby'ın en uzununu, en özveri isteyenini, üstümüze en sıkı deli gömleği giydirmiş olanını. Çok şükür, bugünleri gördük.
Şimdi sıra ikinci uzun yolculuğun son metrelerini katetmeye geldi.
1963'teki Ankara Anlaşması ile başlayan AB ile yolculukta da saymakla bitmeyecek engeller aştık. Bazen AB bizi yarı yoldan çevirmeye çalıştı, bazen biz geri dönmeye kalktık.
Ve yine çok şükür, donmadan kutupları aştık, susuzluktan ölmeden çölleri...

AB kamuoyunun sesi
Geriye son iki viraj kaldı. Biri bugün Avrupa Parlamentosu. Diğeri yarın akşam ya da Cuma sabahı AB Konseyi.
Avrupa Parlamentosu, Türkiye'nin üyeliğine karşı olan, ancak "Katılım müzakerelerinin geciktirilmeden başlatılmasını" öneren Hollandalı Hıristiyan Demokrat milletvekili Camiel Eurling'in raporunu oylayacak. Ve rahat bir çoğunlukla, AB Konseyi'ne görüşmelerin başlatılması çağrısı yapacak.
Gerçi çağrının bağlayıcılığı, yaptırım gücü yok, tek yetki 25 liderde ama Parlamento, AB komuoyunun sesi işlevini görüyor. Bu kararla Avrupa halklarının eğilimini yansıtmış olacak.
Yarın başlayacak liderler zirvesine gelince;
sonuçtan zerrece kuşkunuz olmasın. Türkiye ile müzakerelerin açılması kararı verilecek. Görüşmeler 2005'in ikinci yarısında, büyük olasılıkla Ekim'de başlayacak. Ne Kıbrıs yer alacak, ne Ermeni soykırımı.
Önemli olan zirve nihai bildirisinin Türkiye paragrafına, AB'nin 1999 Helsinki zirvesinde verdiği, 2002 Kopenhag zirvesinde teyit ettiği taahhütleri sulandıracak ifadelerin ya da tuzakların girmemesi. Neler onlar: Tam üyelik hedefinin yanında başka bir seçenekten söz edilmesi. Emeğin serbest dolaşımına kalıcı engelleme getirilmesi. Yapısal ve tarım politikaları ile fonlarında çok uzun süreli kısıtlamalar öngörülmesi...

Ortadoğu'nun umudu
Bunlardan herhangi birinin Türkiye kararına eklenmesi, AB'nin adaylara eşit davranmadığı anlamına gelecek. Çünkü yeni 10 üyeye de, Bulgaristan ve Romanya'ya da bu kısıtlamalar sadece geçici olarak getirildi.
Ayrıca bu kısıtlamalar ya da diplomatik ifadeyle "derogasyonlar", Türkiye'nin yine diğer adaylardan farklı olarak, AB'den hakkı olan fonları alamamasına yol açacak.
Ama her şeye rağmen yolculuğun "misyonunu" yerine getirdik; Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyiyle kenetledik.
Bir şey daha yaptık; Ortadoğu halklarına umut olduk. Bakın, İranlı sosyolog İhsan Naraghi dün Figaro'da neler dedi: "Türkiye'nin AB üyeliği Haçlı mirasının sonu demek, İslam'ın ve Hıristiyanlığın barışı demek.
Daha da önemlisi, bölge ülkelerinde, özellikle de İran'da değişim sürecinin başlaması demek. Türkiye hepimize model olacak, hepimizin demokratik dönüşümünü sağlayacak..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.