ERDAL ŞAFAK

14 Mayıs 2005, Cumartesi

Rezerv-seçim ilişkisi

Ekonomi yazarlarının IMF ile imzalanan anlaşmayla ilgili yorumlarını dikkatle okuduk ve çoğunda aynı cümleyle karşılaştık: "Üç yıl daha kemer sıkacağız."
Görebildiğimiz kadarıyla yalnızca iki yazar, SABAH'ta Gazi Erçel ve Milliyet'te Faik Öztrak, niyet mektubundaki can alıcı bir hedefi öne çıkardılar: "Ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırma ve IMF'den kaynak kullanımını sona erdirme stratejisinin parçası olarak uluslararası rezerv pozisyonlarının güçlendirilmesi..."
Ne de olsa işin içinden geliyorlar. Biri Merkez Bankası eski Başkanı, diğeri Hazine eski Müsteşarı.
Artık tek unvanı "BM Kalkınma Programı'nın 15 Ağustos'ta göreve başlayacak Başkanı" olan Kemal Derviş dün kahvaltılı sohbetimiz sırasında bu hedefin önemini vurguladı, "Herhalde döviz alımlarını hızlandıracaklar. Ama piyasada dengeyi sağlamak için değil, biriktirmek, rezerv çoğaltmak amacıyla" dedi, ekledi: "Doğru. Yüksek döviz rezerviyle, kriz riskini epeyce azaltırsınız."
Gerçekten de ekonomik krizle tökezleyen ülkelerin, ayağa kalktıktan sonra ilk işleri rezervlerini güçlendirmek oldu.
Örneğin Rusya'nın döviz rezervleri bugün 144 milyar doları aştı, Çin'in ise 614 milyar doları. 1997'de krizin silip süpürdüğü Asya ülkelerinin merkez bankalarında toplam, 2.5 trilyon dolar birikti. Dünya rezervlerinin yüzde 70'i.
Başkan Lula'nın 1.5 ay önce "Artık kendi ayaklarımız üstünde durabiliriz" diyerek IMF'yi uğurladığı Brezilya ise bu kararı 54.5 milyar doları geçen, yıl sonunda 70 milyar doları bulması beklenen döviz rezervlerine güvenerek aldı.
Anlaşılan o ki hükümet bir yandan rezervleri dış şoklara karşı dalgakıran işlevini görecek düzeye getirecek, bir yandan da "Evin içine çekidüzen verme" operasyonlarını hızla tamamlayarak, Erdoğan'ın ikinci Lula olmasını amaçlıyor.
Niyet mektubundaki "IMF'nin açtığı 10 milyar dolarlık yeni kredinin bir bölümünün kullanılmasına ihtiyaç kalmayabileceği" ifadesi de, o özlemin dışa vurumu.
Yine Erçel'in geçenlerde dile getirdiği görüşe katılıyoruz: Standby üç yıllık hazırlandı ama hükümet iki yıl sonra IMF ile el sıkışabilir.
Zaten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya'nın dün yaptığı açıklamada da bunun mesajları var: İcraatlar iki yıllık takvimde tamamlanacak.
Sonra IMF'siz birkaç ay balayı ve ardından da...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.