ERDAL ŞAFAK

11 Haziran 2005, Cumartesi

The Times buyurmuş

İngiltere'nin en köklü, en ciddi ve en etkin gazetesi olarak gösterilen "The Times"ın dün yayınladığı Türkiye analizini okuyunca iç geçirdik.
Şöyle buyurmuş: "Ankara başka yöne kayıyor. Korkunç gerçek şu ki, Türkiye'yi kaybediyoruz."
Ancak objektifliğiyle övünen "The Times"ın bu hayli sert analizinde, Türkiye'nin jeopolitik ekseninde iddia ettiği kaymanın nedenlerini bulamadık.
Örneğin 3 Kasım 2002'de AK Parti'nin seçim zaferinden sonra "Müslüman demokratlar" klişesiyle başlatılan yeni sürecin etkisini irdelememiş.
11 Eylül saldırılarından sonra ABD Başkanı Bush'un ve İngiltere Başbakanı Blair'in Türkiye'ye yüklemeye çalıştıkları farklı misyonu da unutmuş. Hani şu, "Ilımlı İslam'la demokrasiyi, din ile demokrasiyi bağdaştıran Türkiye" misyonunu...
Türkiye'yi o vehmettikleri misyonla, Ortadoğu'nun demokratikleşmesinde "model" yapma sevdalarını da atlamış.
Türkiye'nin AB üyeliğini savunurken, üç yıla yakın süredir en güçlü gerekçe olarak hep "Medeniyetler çatışması" tezine sarılmalarını da görmezden gelmiş.
NATO'nun 50 yıllık üyesi Türkiye için son 3 yılda ürettikleri yeni sıfatı da anımsamamış: "NATO'nun tek Müslüman üyesi."
Batı'nın 80 yıllık müttefiki Türkiye'ye yine son 3 yılda dayattıkları çerçeveyi de görmemiş: "Batı'nın Müslüman dostu."
AB'nin 17 Aralık zirvesi arefesinde, kendi sayfalarındaki yorumlarda kullanılan ifadeleri de saymamış. "The Times" o günlerde bir başyazısında şöyle diyordu: "Türkiye çağdaş İslam'ın laik bir devlet yaratma yeteneğinin en iyi örneğidir." Ve ekliyordu: "AB eğer Türkiye'yi dışlarsa radikal İslamcılar'ın elini güçlendirir."
Demek istiyordu ki, "Türkiye'de bir ılımlı İslamcılar var, bir de radikal İslamcılar. Aman ılımlıların sırtını sıvazlayalım ki, ülke radikallerin pençesine düşmesin..."
O yüreklendirmelerin yarattığı ortamla şimdi Ankara'da "Geleneksel değerlerin (Siz "dini değerler" olarak okuyun) çağdaş normlarla meczedildiği yeni Türkiye"den söz ediliyor. "Laik devletle ılımlı İslam modeli bir arada olamaz" uyarılarına rağmen.
Hepsinden vazgeçtik, "The Times"dan en azından bir sorunun yanıtını aramasını beklerdik:
AB halklarındaki Türkiye karşıtlığında, kafalarda yarattıkları bu Türkiye imajının hiç mi payı yok?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.