ERDAL ŞAFAK

25 Mayıs 2007, Cuma

Derin komplocular!

Hayır, isim vermeyeceğiz. Çünkü derdimiz insanlarla değil. Bizi "Aydın" dediğimiz kesime musallat olan, akılları ve vicdanları kemiren hastalık kaygılandırıyor.
Ankara'daki hain saldırıdan sonra sivil toplum örgütlerinin yayınladıkları bildirileri, yaptıkları açıklamaları dikkatle okuduk.
Örneğin biri şöyle diyor: "Ülkenin hassas bir süreçten geçtiği günlerde bu tür saldırılar ortamı terörize ederek korku salmayı ve toplum üzerinde psikolojik baskı oluşturarak barışa, kardeşliğe, eşitliğe, özgürlüğe ve emeğe darbe indirmeyi hedeflemektedir.
Demokrasinin tüm organları ile hayata geçirildiği, baskı ve şiddetin tüm kaynakları ile ortadan kaldırıldığı, aydınlık ve umut dolu bir gelecek için her olanağın hayat bulacağı bir ülke istiyoruz."
Bir başkası: "Eylemin, Türkiye'de önemli siyasi ve toplumsal gerilimlerin yaşandığı, halkın kamplara bölünmek istendiği ve seçimler dolayısıyla önemli bir demokrasi sınavından geçirildiği bir dönemde gerçekleştirilmiş olması, hedefin demokrasi, insan hakları ve toplumsal barış olduğunu göstermektedir."

"Gerçek" failler aranıyor!
Bir diğeri: "Bu provokatif saldırının amacı gerilimi artırarak, anayasal demokratik işleyişin dışında, antidemokratik ve hukuk dışı müdahalelere zemin hazırlamaktır."
Bir örnek daha: "Saldırı kardeşliğe, dostluğa, dayanışmaya, adalete, demokrasiye ve barışa yöneliktir. Ancak barıştan ve insanca yaşamdan yana olan demokrasi güçleri yılmayacaktır."
Bir daha: "Bu saldırının temel hedefi kaos yaratmaktır, istikrarsızlık yaratmaktır. Bir nevi halkımızı, kitleleri terörize etmektir. Gerçek faillerin mutlaka ortaya çıkarılması gerekir."
Bir daha: "Seçimlerde 'Özgürlük partisi'ne değil 'Güvenlik partisi'ne oy verelim diye mi bütün bunlar? Güvenlik partisi. Özgürlük partisine karşı seçim kampanyasını böyle mi yürütüyor yoksa: Vatandaşı topun ağzına yerleştirerek, onu korkudan öldürerek ve sonra korkmamış gibi yapmasını isteyerek?"
Ya buna ne dersiniz: "Türkiye'yi kaosa, iç çatışmalara, müdahaleye, demokrasinin bir kez daha inkitaya uğratılmasına, hatta savaşa sürükleme sonucundan başka birşey getirmeyecek olan bu terörist eylemleri planlayan ve uygulatan güçlerin, savaş ve şiddeti ülkede ve bölgede yaygınlaştırma misyonuyla donatılmış oldukları açıktır."

Kanıtın, delilin önemi yok!
Daha birçok alıntı yapabileceğimiz ve bazı yazarların da satır aralarına sıkıştırdıkları bu tepkilerin bir ortak noktası var: Hiçbiri saldırının PKK'nın işi olduğuna inanmıyor! Haydi "Barışa, kardeşliğe, demokrasiye komplo" gibi ifadelere sarıp sarmaladıkları baklayı biz çıkaralım; adres olarak devleti gösteriyorlar! Veya onların jargonuyla ifade etmemiz gerekirse, devlet içinde devleti.
Canlı bombanın Hollanda'da örgüte katılması, Kuzey Irak'ta eğitim görmesi, vücuduna sardığı bombaları patlatmadan önce Güneydoğu'da bir-iki kişiyle telefon görüşmesi yapması, onlar için kanıt değil...
Aynı şekilde, Ankara saldırısının hemen ertesi günü Adana'da bir kadın canlı bombanın çantasında 10 kilo A-4 plastik patlayıcı ve bir el bombasıyla eylemden hemen önce yakalanması da. Canlı bombanın annesinin "Kızım Siirt'teyken örgüte katıldı" açıklaması da...
Bu "Mantık"la gidersek, o zaman Bingöl'de 33 erin kurşuna dizilmesinin 14'üncü yılı olan dün Şırnak'ta mayına çarpan araçta şehit olan 6 asker de "Barışa, kardeşliğe, demokrasiye komplo kuranlar"ın kurbanı oldular! "Antidemokratik ve hukuk dışı müdahalelere zemin hazırlamak isteyen karanlık güçler" önce yola mayını yerleştirdiler, sonra askerleri oraya sürdüler!
Ahlaki ve vicdani iflas bu boyutlara vardıysa, vah Türkiye, vah!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.