ERDAL ŞAFAK

17 Kasım 2007, Cumartesi

Umumi arzu üzerine

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın kapatma davası açması, DTP'nin şahinleri için bayram armağanı oldu.
Çünkü bu sonucu elde etmek için değirmene az su taşımadılar. Sadece en taze örneklerden birkaçını hatırlatmakla yetinelim:
"Kimse bize kardeşlerimiz için terörist dedirtemez." (DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel)
"Bizden PKK'yı terörist ilan etmemizi istiyorlar. Biz kendimize küfretmeyiz." (DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız)
"1999'da Kürtler'in beyninde ve yüreklerinde siyasi bir deprem oldu, Kürtler'in lideri Türkiye'ye teslim edildi." (Leyla Zana)
"Kürt halk önderi Abdullah Öcalan'ın Kürt sorununa demokratik çözüm yaklaşımı son derece belirleyicidir." (DTP'nin Diyarbakır'da düzenlediği Demokratik Toplum Kongresi sonuç bildirgesi)
Bu çıkışları yapan DTP'liler, Yargıtay'da neredeyse iki yıl önce açılan dosyanın her gün daha da kabardığını bilmiyorlar mıydı?

İmralı'ya teslim olmak
Bal gibi biliyorlardı. Ve o çıkışları son derece bilinçli yapıyorlardı. Hatta Yargıtay'ın ağırdan alması karşısında sabırsızlıklarını gizlemekte zorlanıyorlardı.
Çünkü partiyi kapattırma emri İmralı'dan geliyordu: Öcalan avukatları aracılığıyla "DTP ya doğru siyasal duruş sergilesin, ya da..." diye ültimatom yolluyordu. "Doğru siyasal duruş"tan kastı, DTP'nin devleti kendisini muhatap almaya zorlamaya dayalı çizgi belirlemesiydi.
DTP sonunda bu çizgiye ve İmralı'dan dayatılan politikaya teslim olmak zorunda kaldı: Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Sırrı Sakık gibi ılımlılar tecrit edildi. PKK üyeliğinden 10 yıl hapis cezası almış birinin genel başkanlığında parlamento dışından yönetim kadrosu oluşturuldu. Kapatılma için daha açık davetiye gönderilebilir miydi?
O yüzden dava kimse için sürpriz olmadı. Hatta AB için bile. Bakmayın siz Almanya Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz'un "Çok kaygılıyız" demesine; AB'nin önde gelen isimleri böyle bir gelişme bekliyorlardı.
Örneğin Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı Hannes Swoboda, DTP'nin "Siyasi çözüme ve Meclis'e de ilgi duymadığını, sorunu Öcalan'a indirgediğini" söylüyordu.

Peki, ya kapatılmazsa?
Yine Avrupa Parlamentosu üyesi Cem Özdemir, "DTP, İmralı dışında kimlik oluşturamadı" diyordu. TürkiyeAB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ise, "DTP'de şahin kanat kontrolü ele geçirdi. Bu, barışçıl çözüm arayanların yenilgisi oluyor" değerlendirmesini yapıyordu ki, son derece doğruydu.
Her şeye rağmen biz DTP'nin kapatılmasının talihsizlik olacağı görüşündeyiz. Çünkü belediye başkanlarının hizmet yerine siyaset yapmalarıyla bölge halkında başlayan partiden uzaklaşma süreci, şahinlerin ipleri ele geçirmeleriyle hızlandı. Ama DTP kapatılırsa PKK bir taşla en az iki kuş vuracak: Bölgede "Sivil siyasete Ankara geçit vermiyor" karamsarlığı yayılacak, bunun sonucu örgüt dağılmakta olan taban desteğini yeniden toparlayacak.
Avukatları dün İmralı'ya gidip "Müjde"yi verebilselerdi, Öcalan herhalde sevincinden karnını kaşıya kaşıya gülerdi.
Öcalan'a ve PKK'ya verilecek en büyük ceza, DTP'nin kapatılmayıp Anayasa'da öngörülen alternatif yaptırımlardan birine çarptırılması olur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.