ERDAL ŞAFAK
Sinatra Doktrini
Boş zamanlarımızı değerlendirmek için kendimize hobiler ya da meşgaleler yaratıyoruz. Örneğin, "İstanbul ikliminde olmaz" denilen çiçekleri ve ağaçları yetiştirmek gibi. (Not: Pek çoğunda da başarıyoruz.) Ya da antik çağ uygarlıklarının önemli kişilerinin biblolarını biriktirmek gibi...
Son merakımız, "Türk dış politikasında eksen kayması" üstüne dünya basınında döktürülen yorumları toplamak oldu. Kısa zamanda zengin bir koleksiyon edindik. En "Seçkin", en "Değerli" parçalardan birkaçını sizinle paylaşmak istiyoruz. Buyurun:
"T.S. Elliott destansı şiiri 'İçi Boş İnsanlar'da şöyle diyor: 'Dünya bu şekilde sona eriyor. Bir patlamayla değil ama bir iniltiyle...' Elliott bu şiiri bugün yazmış olsaydı, İsrail ile Türkiye arasında ortaya çıkan ve büyük Ortadoğu'da güç dengelerini değiştirmekte olan tarihi bir stratejik ayrılık hakkında konuşuyor olacaktı." (Amerikan Dış Politika Konseyi Başkan Yardımcısı Ilan Berman'ın The Washington Times'te yayınlanan yazısı)
Aklınız karışmasın
Çerçevesi, çizgileri son derece somut bir dış politika için bu kadar birbirinin zıddı, birbirinin sonuçlarını iptal eden yorum yapılabilir mi? İyiniyet ile kötü niyet, önyargı ile objektiflik birbirine karıştırılırsa bal gibi yapılabiliyormuş.
Yorumları biriktirmeye devam ediyoruz ama hepsine gülüp geçiyoruz. Biri dışında: "Carnegie Endowment analisti, Lehigh Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler profesörü olan ve Türkiye'yi çok ama çok iyi bilen Henri Barkey'in değerlendirmeleri. Şöyle diyor: "Türkiye'nin Batı'ya sırt çevirdiği eleştirileri tamamen saçmalık. Türkler, AB ve ABD ile ilişkileri sürdürmeye niyetli; onların yaptığı ufku genişletmek."
Barkey yorumunda 12'den vurdu. Çünkü Türkiye, 1989'da Sovyet lideri Mihail Gorbaçev'in uyguladığı "Herkes kendi yoluna" politikasını izliyor. Yani "Sorunlarını kendi imkânlarıyla çözmeyi" amaçlıyor. Buna, Frank Sinatra'nın ünlü şarkısı "My way"den esinlenilerek, "Sinatra Doktrini" deniliyor. Bu kadar basit.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.