ERDAL ŞAFAK
Ağaç ve orman
Gerek gazetelerin elektronik versiyonlarında, gerekse internet sitelerinde haberlerin altına eklenen okur tepkilerini çok önemsiyoruz.
Çünkü bu tepkiler sıcağı sıcağına kamuoyunun nabız atışlarını yansıtıyor. Ayrıca bazen eğlenceli de oluyor. Tıpkı dün "Le Monde" gazetesinin bir haberine yağan okur tepkileri gibi...
Haber şuydu: "Madrid, Türkiye'nin AB ile müzakere sürecini canlandırmak istiyor..." (Not: Malum; İspanya halen AB dönem başkanlığını yürütüyor. Yine malum; Başbakan Erdoğan'ın iki günlük Madrid ziyareti sırasında İspanya Başbakanı Jose Luiz Rodriguez Zapatero, Türkiye'yle 4 başlığı daha açmak istediklerini bildirdi.)
Buyurun "Le Monde"un bu haberine okurların verdiği tepkiden bir demet:
Avrupalılar'ın yüzde 80'i Türkiye'nin üyeliğine karşı..."
Reformları hissetmek
Valla, Avrupa'nın yüzde 80'i mi karşı Türkiye'ye, yüzde 50-60'ı mı, tartışmaya açık; ayrıca Türkiye'de AB destekçileri artıyor mu, azalıyor mu; o da pek önem taşımıyor.
Önemli olan şu: Türk halkı AB sürecinin somut sonuçlarını hissetmeye, hatta görmeye başladı.
Türkiye'nin standartlarını AB'dekine yaklaştırmak için hayata geçirilen düzenlemeler, yani "AB reformları" olmasaydı, "Balyoz Planı" operasyonu yapılabilir miydi?
Hep söyleyegeliyoruz; biz AB üyeliğinden çok AB demokrasisini, AB insan haklarını, AB hukukunu istiyoruz. AB standartlarındaki demokrasiye, insan haklarına ve hukuka ulaşmaya öncelik veriyoruz.
Avrupalılar'ın yüzde şu kadarı karşıymış, şu şu liderler engelliyormuş... Hiçbirinin zerrece anlamı yok. Kim bilir; gün gelecek belki AB üyeliğinin de kıymet-i harbiyesi kalmayacak.
Yeter ki, demokratikleşme sürecinde ilerlemeye devam edelim...
Yeter ki ağaçla değil, ormanla ilgilenelim...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.