ERDAL ŞAFAK
Akdeniz turu
Yunan meslektaşlarımızın ciddi bir bölümünde "Türkiye takıntısı" var. "Türkler'den yeni ihlal" başlığını kim bilir kaç yüzüncü kez atmak için adeta ellerinde dürbün Ege Denizi'ni, Ege hava sahasını gözleyip dururlar.
Şu sıralar sadece Ege'yi değil, İyon ve Adriyatik denizlerini de kolaçan ediyorlar ve kıyameti koparıyorlar. Birkaç örnek verelim:
Bütün bu telaşın nedeni "Türk Deniz Görev Grubu"nun 22-25 Haziran tarihleri arasında Arnavutluk'u ziyaret etmesi. "İnönü" denizaltısı ile "Kemalreis", "Gaziantep", "Turgutreis", "Giresun" firkateynleri ve "Akar" tankerinden oluşan filo, Atina basınına bakarsanız, neredeyse Yunanistan'a karşı gövde gösterisi yapmak için burnunun dibine kadar sokuluyor.
Oysa filo Mayıs ortasından beri Akdeniz'i dolaşıp dostluk ziyaretleri yapıyor: Tunus'a, Cezayir'e, İspanya'ya, İtalya'ya, Karadağ'a, Hırvatistan'a, Bosna Hersek'e uğradı. Bu son duraktan Arnavutluk'a geçti. Aksaz'daki üssüne döndü, kısa bir moladan sonra Mısır'a gitti. Şu sıralar İskenderiye'de. Planlamaya göre, 5 Temmuz'a yeniden Aksaz'a dönünce, görevi tamamlamış olacak.
Görevi? Komşu meslektaşlarımızın aktardıklarına göre, Yunan askeri kaynakları bu Akdeniz turunu Ankara'nın "Türkiye güçlü bir deniz kuvveti, denizde de askeri operasyonlar gerçekleştirme yeteneğine sahip" mesajını vermesi olarak görüyorlar.
Doğru mu? Cevap: Yanılmıyorlar. Evet, doğru.
Gerçi, "Türk Deniz Görev Gücü" 7 amaçla Akdeniz turuna çıkarıldı. Bunların arasında "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dost ve müttefik ülkelerle işbirliğini geliştirmek", "Dünya denizlerinde hareket icra etme kabiliyetinin kazanılması ile daha etkin ve operasyonel bir deniz kuvvetinin tesisi hedefine ulaşmak", "Denizdeki yasadışı faaliyetleri engellemek ve kontrol etmek" bulunuyor ama ilk hedef başka: "Türkiye'nin dış politikasını destekleyerek dünya denizlerinde sancak/varlık göstermek".
Akdeniz'e bir zamanlar "Türk gölü" deniyordu, unuttunuz mu?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.