SALİH TUNA

23 Eylül 2025, Salı

Ali Koç öğrendi ya Steven?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Fenerbahçemizin Başkanı olduğunda rüzgârı öyle arkasına almıştı ki, Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hayalleri kurmaya başlayanlar bile olmuştu.
Hepten ham hayal sayılmazdı. Nihayetinde parası, pulu, kredisi vardı; istediği futbolcuya parayı basar alırdı.
Hâliyle Ali Koç'un başkan seçilmesi, taraftar için tam anlamıyla bayram günü olmuştu.
Fenerbahçe kongre üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bundan 7 yıl mukaddem başkanlık yarışı için ne düşündüğü sorulduğunda "Tecrübe önemli..." demişti.
Bu sözden "Aziz Yıldırım'ı destekliyor, Ali Koç'un seçilmesini istemiyor" sonucunu çıkardılar. Müzmin muhaliflik belasına da Ali Koç'u daha da desteklediler.
Hatta Ali Koç'un bir sonraki aşamada siyasete girip cumhurbaşkanlığına seçileceğine inanacak kıvama geldiler.
Ali Koç da kaptırıp gitti. O kadar ki, kongre aşamasında bir ara "Topunuz gelin" diyerek racon kesmeye kalkıştı. Ama öyle Erdoğan gibi değil tabii. Şener Şen'in "Züğürt Ağa" filminde megafonla "domates" satışı gibi; içine doğru, ezik ve yabansı.
Gerçi vücut dili ötesine pek müsait değildi.

***

Takdir edersiniz ki Fenerbahçemizi şampiyon yapmak ilk aşamaydı. Yazık ki başaramadı. Yetmezmiş gibi işin sonunda Steven S. Saran'a da başkanlığı kaptırdı.
Şaşacaksınız ama söyleyeyim: Ali Koç şampiyon olamadı ama hiç olmadığı kadar "halktan biri" oldu.
Gayet ciddiyim... Zira sınıfsal olarak kolayından ulaşılmaz konumdaydı. Normalde beyaz eldivenle bile elini sıkmayacağı insan evlatlarıyla Fenerbahçemizin Başkanı olması hasebiyle muhatap olmakla kalmadı, adeta onlardan biri oldu.
Mesela, Göztepe deplasmanında çıkan olaylarda taraftarlarına sahip çıkmak için sahaya indi. İtildi, yerlerde yuvarlandı ama yıkılmadı; ayağa kalkmasını bildi. Yahu bir bayramlaşma töreninde Rambo Okan'ın yanağından makas almasına izin verdi, daha ne olsun.
Bu da bana Bertolt Brecht'in "Bay Puntila ile Uşağı Matti" (Herr Puntila und sein Knecht Matti) oyunundaki Bay Puntila'nın sarhoş hâllerini anıştırmıştı. Bir farkla ki Ali Koç içkiyle değil futbolla/başkanlıkla sarhoş olmuştu.
Bilenler bilir; Bay Puntila geniş arazileri olan, çok zengin bir adamdı. Uşağı Matti'ye yapmadığını bırakmayan zorbanın, mendeburun önde gideniydi. Fakat sarhoş olunca "pampık" gibi olur, uşağı Matti'yi sarılıp öper, bir daha öperdi. Ne ki ayıktığında şappadak eski ceberut hâline dönerdi.

***

Ali Koç da "ayıktığında" (Akhisarspor deplasmanında olduğu gibi) futbolcuları İstanbul'a uçak yerine otobüsle dönmeye mahkûm etmişti.
Nasıl ki Camus futbolu, "hayatı anlamanın ve ahlakı kurmanın bir yolu" olarak görmüştü; Ali Koç da ondan ilhamla "Ben futboldan halkla iç içe olmayı öğrendim..." dese yeridir.
Peki çiçeği burnunda Fenerbahçe Başkanı Steven S. Saran futboldan neyi öğrenecek?
Başkanlık yaptığı sürece hiçbir şekilde bahis şirketi sahibi olamayacağını, mevzuattan dolayı zaten öğrenecektir.
Başka?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.