SALİH TUNA

09 Aralık 2025, Salı

Büyük tuzak, sinsi plan

Your browser doesn’t support HTML5 audio

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve dahi Suriye özel temsilcisi Tom Barrack için görev tanımını aşmış bir diplomat diyemeyiz.
Zira diplomat gibi değil. Klasik büyükelçi tanımına da hiç uymuyor.
Tavrı, dili, sahadaki dolaşımı gayet cevval. Lakin bana paradoksal biçimde vestiyerde unutulmuş eski bir paltoyu çağrıştırıyor.
Dijital çağda klasik sömürge valisi edalarının bu çağrışımda etkisi var mıdır bilemiyorum.
Benim bildiğim şudur: Nasıl ki bir zamanlar Kemal Derviş'i ekonomimizi dizayn etsin diye biz getirmiştik, ABD de Tom Barrack'ı tüm bölgeyi dizayn etsin diye göndermiş besbelli.
Tom Barrack'ın "21. yüzyıl mandacılığına" gayet uygun hâlleri, mesela, jeopolitik mühendislik ile diplomatik protokol arasındaki çizgiyi bilinçli olarak silme mahareti, gayet kompakt ve tutarlı bir zihniyet örgüsüne sahip olduğunun göstergesidir.

***

Barrack efendi eline verdikleri yol haritasına veya stratejik oyun planına göre kaptırıp gidiyor.
O kadar ki Türkiye'nin güvenlik kaygılarını hiç umursamadığı gibi Suriye'de terörist tesmiye ettiklerine de müttefik muamelesi yapıyor.
Sonra da (bir soru üzerine) "Heybeliada Ruhban Okulu 2026'da açılacak" diyebiliyor.
Diplomatik nezaket gereği de olsa, "Buna Türkiye karar verir" demeye gerek duymuyor.
Aynı şekilde...
"Kıbrıs'ta barış olacak" diyor. Fakat, İsrail'in Rum kesimini silahlandırmasına herhangi bir itirazı yok.
"Barış" dediği de sonuç itibarıyla KKTC'nin tarihe karışmasından ibarettir.
Bunda da şaşacak bir şey yok. İsrail ve müttefiklerinin adanın tümüne hâkim olması için KKTC'nin ortadan kalkması gerekiyor.
Anlaşılan o ki, Türkiye'nin 51 yıl önce Kıbrıs Türklerini kurtarmak için gerçekleştirdiği harekâtla Kıbrıs'ta kurduğu denge sorun ama İsrail'in daha dün Suriye topraklarını işgal etmesinde hiçbir sorun yok.
Zaten hiçbir sorun olmadığından Netanyahu gündüz gözüyle "Suriye'den çıkmayacağım" diyor.

***

Sahibinin sesi Barrack'a göre, Türkiye "S-400'leri depoda çürüteceğim, hatta ileride saksı yapacağım" dese de problem.
Bir müttefik, diğer müttefikinin hava savunma sistemini neden bu denli kendine dert eder?
Neymiş efendim, S-400'ler F-35'in gizlilik özelliklerini riske atıyormuş.
Türkiye F-35 savaş uçağı geliştirme programından çıkartılıp Türk savunma sanayii şirketlerine CAATSA yaptırımları uygulandı, dert niye bitmedi peki?
Çünkü dert başka. Türkiye'nin hava saldırılarına açık olması isteniyor. Barrack efendi de "Türkiye ve İsrail savaşmayacak..." diyerek aklınca güvence veriyor.
Halbuki, bölge ülkeleri içinde nükleer güç sahibi soykırımcı İsrail'den ve İsrail'in kışkırttığından başka hiçbir ülkenin Türkiye'ye saldıracak durumu yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.