SALİH TUNA

24 Aralık 2025, Çarşamba

İntihar mektubu

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Çağdaş uygarlık, bir elinde "insan hakları ve demokrasi" bayrağını sallarken diğer eliyle çocuklarımızı daha hızlı, daha ucuz ve daha zahmetsiz yok edecek silahlar üretmek için harıl harıl çalışıyor.
İroniye bakar mısınız: İkinci Dünya Savaşı'nda nükleer yangınla kavrulan Japonya bile geleceğin savaş teknolojilerini bilim kurgudan çıkartıp gemilere yerleştirdi.
JS Asuka gemisine yerleştirdikleri 100 kilovatlık devasa lazer sistemi geleneksel mühimmat gibi tükenmiyor. Gemi elektrik ürettiği sürece "şarjör" bitmiyor. Ölüm, enerjiye bağlanıyor; enerji de maliyet hesabına.
E hani Aydınlanma'dan beri hepimize ezberletildiği şekilde, bilim karanlığı dağıtacak, akıl insanı özgürleştirecekti.
Ne oldu peki?
Kuantum fiziği gibi evrenin en derin sırlarını çözen disiplinler, fotonları birleştirip "maliyeti düşük" ölümler kusmanın aracına çevrilmedi mi?
Aynı anda milyonlarca insanı en etkili biçimde yok edecek silah yarışına girişilmedi mi? Fuarlarda bu silahlara sahip olmanın havası atılmadı mı? Ukrayna-Rusya savaşı dolayımında bile gezegeni yok etme tehditleri pervasızca dolaşıma sokulmadı mı?
Gazze soykırımı sırasında Gazze'ye atom bombası atmaktan gündüz gözüyle söz edilmedi mi? Milyonları aynı anda havada, karada, denizde öldürme kapasitesi övgüyle pazarlanmadı mı?
Bütün bunlar çocuklardan utanılmadan uluorta dillendirildi.
Nasıl ikiyüzlü bir uygarlık bu; bir yandan şiddetin kötülüğünden dem vurup öte yandan gezegeni kasıp kavuracak araçlarla övünmek!..

***

Horkheimer ve Adorno tevekkeli "Aydınlanmış dünya, felaketler saçan bir parıltı içindedir" dememiş.
O parıltı bugün, JS Asuka'dan çıkan lazer ışığıdır.
Yazık ki yazık, uygarlığın çarkları insanın özgürleşmesi için değil, tahakkümün kusursuz işlemesi için dönüyor.
"Şarjörü bitmeyen" lazer silahını üreten akıl, öldürmeyi bir enerji yönetimi ve maliyet optimizasyonu problemine indirgerken kötülüğü de otomatiğe bağlamış oluyor.
Gel de şimdi Üstad'ın bedduasını hatırlama:
"Allah bu 'akılsız aklın' belasını versin."

***

Katliamların karar olmaktan çıkıp işlem kaydına; yüzleşme olmaktan çıkıp prosedüre dönüşmesi (Baudrillard'ın perspektifiyle) savaşın, "hiper-gerçeklik" alanına taşınmasıdır.
Lafın düzünü edelim: Demokrasi nutukları vitrinde gerçeği olmayan birer kopya (simülakr), asıl gerçeklik tersanelerde monte edilen ölüm lazerleridir.
Modern uygarlık, kendi sonunu getirecek teknolojiyi "savunma kapasitesi" diye kutsayarak aslında intihar mektubunu yazıyor.
Medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar...
Travmadan ders çıkararak değil; travmayı daha sofistike bir şiddete tercüme ederek "ilerliyor".
Bu modern ilerlemenin bizzat kendisi, insanlığın mahvına sebeptir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.