SALİH TUNA

28 Ocak 2026, Çarşamba

Vaziyetin özeti şudur

Your browser doesn’t support HTML5 audio

ABD bölgede yaptığı her "saldırıyı" bazen "demokrasi", bazen "istikrar", bazen de "terörle mücadele" olarak ambalajlardı.
Lakin zarf değişse de mazruf aynı kalırdı. Mazruf da İsrail'in güvenliği ve ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaretti.
Ne zaman ABD harekete geçse İsrail sessizliğe gömülürdü.
Mesela, Körfez Savaşı'nda, ABD'nin Irak'ı işgal döneminde Saddam, İsrail'e iki füze salladı ama İsrail ağzını açmadı.
İsrail şayet sütre gerisinden kafasını uzatsaydı, ABD'nin malum ittifakı bölgede darmaduman olacaktı.
Zira o vakit bölge halklarının duyarlığı İsrail söz konusu olduğunda birlikte tepki koymayı icbar ederdi. En azından etnik ve mezhep asabiyeti bugünkü kadar yıkıcı/ ifsat edici değildi.
Hülasa, hangi ırka veya hangi dine ait olursa olsun, İsrail'in katlettiği birinin ardından helva yemeyi midesi kaldıracak hiçbir bölge insanı yoktu.

***

Günümüzde, "soykırımcı" olduğu dünya kamuoyu nezdinde tescillendiği hâlde İsrail, kendini saklamaya bile gerek duymuyor.
Hem de sadece İran'a değil, Türkiye'ye karşı da gündüz gözüyle racon kesiyor.
Washington da doğal olarak, İsrail'in ihtiyaçlarına binaen bölgede "yönetim değişikliği" siparişi vermekten zerre miskal çekinmiyor.
İsrail'in onay mekanizmasından geçmeyen, "uygundur" kaşesi vurulmayan hiçbir "egemenlik" ABD tarafından kabul görmüyor.
Vaziyetin özeti şudur: Notu Tel Aviv verir, diplomayı Washington dağıtır.
Bölgedeki Amerikan varlığını İsrail'in manevra alanını genişletme faaliyeti olarak okumak lazım gelir.
ABD'nin kurmak istediği "bölgesel düzenin" özeti de budur zaten.

***

Başbakan Nuri el-Maliki önderliğinde Irak'ta "anti-emperyalist" bir hükümet kurulacak olması, mahut düzene aykırı olduğu için bu denli rahatsızlar.
Bunlara göre demokrasi, sadece ABD-İsrail çıkarlarına hizmet ederse makbuldür.
Müdahale ise her zaman "yardım" maskesiyle gelir, yardımın da tanımı geniş, faturası ağırdır.
Kendi içindeki kaosu yönetmekte zorlanan "efendilerin", binlerce kilometre ötede "hükümet beğenmemesi", tarihin en trajikomik kibir gösterilerinden biridir.
Bu da süpürgeyi alıp komşunun salonuna dalıp "sizin iyiliğiniz için" demekten daha az komik değildir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.