SALİH TUNA

21 Şubat 2026, Cumartesi

Nerde o eski mafyalar

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Ensede bir topuz, boğaza kadar dövme, giysi dersen tastamam trend, sanırsın Milano moda haftasında kulis bekliyor, o derece.
Ama gel gör ki, o fiyakalı ceketin ve kusursuz sakal tıraşının altında vicdan namına yaprak kımıldamıyor.
Eskiden "racon" diye bir şey vardı, şimdi ise karşımızda sadece "yağma" ve "zehir" tacirleri var.
İzmir'de paketlenen "Cehennem Necati" lakaplı bir muhterem işte bu dijital mafya türünün en bariz örneği.
Adının anıştırdığı o "metaller" dünyasına bakmayın, yapılan işler bildiğimiz eski usul vandallığın dijital soslu hali: Kara para, uyuşturucu, haraç...

***

Sizin anlayacağınız dijital çağın mafyası da kendisi gibi değişik.
Lafın burasında nerede o eski ağır abiler veya o eski kabadayılar diyeceğim, "Bu konuda da mı nostalji?" diyeceksiniz.
Fakat kulağınızı açıp şu anlattığımı tam dinleyin bakalım haksız mıyım?
Geçenlerde tövbe etmiş, elini eteğini mafyöz işlerden çekip kendi köşesine çekilmiş ağır bir abiyle muhabbet ederken dinlediklerim, bugünün "topuzlu" magandalarına ders niteliğinde...
Vaktiyle bir alacak davası için bir fabrikaya "çökmeye" gitmişler. Hedefleri de ya o çekleri tahsil edecekler ya da fabrikanın anahtarını ceplerine indirecekler.
Fabrikaya girdiklerinde ne görseler beğenirsiniz? Makineler susmuş, her köşeye bir çaresizlik sinmiş, ortalık tam bir enkaz.
Fabrika sahibi, karşısındakileri görünce korkudan ziyade, batmış olmanın utancıyla ezim ezim ezilmiş. "İflas ettim..." demiş sesi titreyerek, "Değil borç ödemek, eve ekmek götürecek param yok..."
Bizim tövbekâr ağır abinin anlattığına göre, yanındaki "reisi" o an öyle bir hamle yapmış ki olursa o kadar olur.
Cebindeki tüm nakit parayı çıkarıp masaya bırakmış, "Al bunu" demiş, "Evine, çocuklarına ekmek götür."
Fabrika sahibi öyle etkilenmiş ki (yaşadıklarının birikimiyle olsa gerek) hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamış.
Reisleri de çok etkilenmiş, hatta gözyaşlarını zor tutmuş, "Fabrikanı istemiyoruz lan..." demiş, "Alacaklınla da konuşuruz; sen önce işlerini yoluna koy, sonra helalleşiriz..."

***

Şimdi bu hikâyeyi bugünkü "Cehennem Melekleri"ne anlatsanız, kuvvetle muhtemel, "Hangi uygulamadan indirdin bu senaryoyu?" diye gülerler.
Çünkü şimdikilerin dişine kan değmiş bir kere. Kuralsız, merhametsiz ve tamamen "lümpen" bir hırsla saldırıyorlar.
Gençleri uyuşturucuyla zehirleyip, milletin malına mülküne çökerken ne bir "racon" biliyorlar ne de bir "insaf".
Mafya bile bu denli yozlaştıysa, toplumun vicdan terazisinin ne kadar saptığını varın siz hesap edin.
Eskiden suçun bile kendine göre bir "raconu" vardı, şimdi sadece dövmeli bir vahşet kaldı geriye.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.