SALİH TUNA

02 Nisan 2026, Perşembe

Kontrol kimde?

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Dünyanın maruz kaldığı felaketi ABD Başkanı Trump'ın narsistik kişiliğine veya İsrail terör devletinin şefi Netanyahu'nun siyasi bekasına indirgemek çok sığ bir yaklaşımdır.
Meseleyi "kötü liderler" parantezine hapsetmek her şeyden evvel, arkadaki devasa ideolojik ve yapısal mekanizmayı gözden kaçırmamıza neden olur.
Halbuki...
Düçar olduğumuz dehşet bireylerin çok ötesinde, kökleri derinlere uzanan bir sistem sorunudur.
İsrail toplumunun yüzde 80'inin Gazze'deki soykırımı, yüzde 90'ının da İran ve Lübnan saldırılarını desteklemesi, meselenin bir hükümet tercihi değil, toplumsal ve doktriner bir histeri olduğunun kanıtıdır.

***

Şayet faili Netanyahu'ya indirgerseniz "7 Ekim Aksa Tufanı olmasaydı bunlar yaşanmazdı" yanılgısına düşersiniz.
Hâliyle...
Sosyal medyadaki kimi eşhas gibi direnişin meşruiyetini sorgular, "7 Ekim'in arkasında MOSSAD var" diyerek haddi aşar, Filistinli şehitlerin (maazallah) vebalini alırsınız.
Dikkat isterim:
Netanyahu'nun yolsuzluk dosyalarından kurtulmak için Gazze soykırım sürecini planladığı iddiası, siyonizmin ontolojik şiddetini aklama çabasından başka şeye hizmet etmez.
Gerçekleri unutmayalım...
7 Ekim öncesi Netanyahu'ya karşı sokağa çıkan kitlelerin öncü gücü mesabesindeki ana muhalefet partisi lideri Yair Lapid, Netanyahu'yu Filistinlilere karşı "yeterince sert olmamakla" suçlayan bir siyonisttir. Zaten baştan da söyledim, İsrail halkının yüzde 80'i Filistinlilere yaşam hakkı tanımıyor.
Demem o ki, soykırımcılık İsrail'de şahsa kaim değildir, "devlet" politikasıdır.

***

Aynı durum ABD için de geçerlidir. Amerikan emperyalizminin vahşi işgalciliğini Trump'ın şahsına bağlamak, Pentagon/derin devlet aygıtının on yıllardır süregelen stratejik ajandasını görmezden gelmektir.
Burada asıl tartışılması gereken, bu küresel derin devlet mekanizmasının kontrolünün kimde olduğudur.
Epstein dosyalarından finansal piyasalara kadar uzanan ağ incelendiğinde, siyonist lobinin sadece bir "etki grubu" değil, oyun kurucu bir merkez olduğu anlaşılıyor.
Uzun lafın kısası...
Mesele bir "lider sorunu" değil, ırkçı siyonizmin küresel sermaye ve askeri güçle kurduğu sarsılmaz ittifaktır.
Dünya sistemini topyekûn deşifre etmek lazım gelir. Felaketi kişilere indirgemek sistemi görünmez kılar.
Unutmamak gerekir ki asıl düşman, şahısların maskesi altına gizlenmiş olan "dünya sistemini" ayakta tutan küresel siyonist akıldır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.