SALİH TUNA

09 Haziran 2026, Salı

Fakat nereye kadar

Your browser doesn’t support HTML5 audio

İran'a karşı ABD ve İsrail arasında bir koordinasyon sorunu var gibi görünse de takdir edersiniz ki hedefte farklılık yok.
"Koordinasyon sorunu" dediğim, ateşkes sürecini ABD mi İsrail mi yoksa ikisi birden mi bozacak, tamamen muamma.
Bu süreçte muamma olmayan tek şey, muazzam bir güven kaybı.
İsrail'e zaten güvenen yoktu da, İsrail yüzünden Washington'ın güvenilirliği de hiçbir süper güce yakışmayacak kadar yerlerde sürünüyor!
Şu "müzakere ve saldırı" kronolojisine bakar mısınız, hangisi başlayıp hangisi bitiyor belli değil.
Unutmuş olamazsınız: ABD, Umman arabuluculuğunda İran'la müzakere yaparken son derece "barışçıl" mesajlar veriyordu, meğer arka planda saldırı hazırlığı yapıyormuş.
Nitekim 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail'in İran saldırısında Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey yetkililer katledildi.
İran hiç ummadıkları şekilde hızlıca toparlanıp karşılık verince 7 haftalık geçici bir ateşkes sürecine razı oldular.
Bu süreci de İsrail 26 Mayıs 2026'da bozdu. Trump, Beyaz Saray bahçesinde kameralar önünde Netanyahu'ya adeta ateş püskürmüştü hani.
Fakat soykırımcı Netanyahu hiç tınmadı; hâliyle 12 Gün Savaşı başlamış oldu.

***

Ateş püsküren Trump ne mi yaptı? Ne yapacak, her zaman yaptığını. Netanyahu'nun dayattığı gündeme boyun eğerek tüm imkânlarıyla İran'ın füzelerine engel olmaya çalıştı.
Yetmedi, İsrail zor durumlara düşer düşmez behemehal devreye girip ateşkes sürecini başlattı.
Gelgelelim...
İsrail ateşkes sürecine riayet edince bu sefer de ABD harekete geçerek İran'ı ablukaya aldı. (İsrail de bu arada hepten boş durmadı tabii. Gazze ve Lübnan'da katliamlar yapmakla meşgul oldu.)
İran ile ABD arasında müzakerelerin tam sonuna gelinirken bu defa İsrail, İran'ın petrokimya tesislerini hedef aldı.
Buna mukabil Tahran da Hayfa Rafinerisi'ni vurarak "caydırıcılık" konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.

***

İsrail'in son saldırganlığında Netanyahu'nun şahsi ikbal kaygısının etkisi herkesin malumu. Zira, İran'la savaşın sona ermesi Netanyahu'nun yargılanacağı sürecin başlaması anlamına geliyor.
Bu yüzden de barışı sabote etmek ve savaşı büyütmek istiyor.
ABD ile İsrail arasında casusluk gibi krizler çıksa da, ABD bölge politikalarına zarar verdiği gerekçesiyle İsrail'in kimi saldırganlıklarından hoşnut olmasa da Netanyahu, bir çatışma durumunda ABD'yi arkasından sürükleyeceğinden gayet emindir.
Fakat nereye kadar?
Baksanıza, İsrail'e koşulsuz desteği yüzünden Riyad bile hava sahasını ABD jetlerine kapattı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.