SALİH TUNA

16 Eylül 2026, Çarşamba

Gerici kıskacı

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Çocukların yaz aylarında Kuran okumayı öğrenmesinden başörtüsüne kadar uygulanan bilumum yasakların siyasi ayağı bunlardı.
Bu bir iddia değil; arşivler ortada.
Zaten inkâr etmiyor, sadece yüzleşmekten kaçınıyorlar.
Ne ki, o ceberut yasakların siyasi faturasını ödemekten usandıkları için politika değiştirdiler.
İşe önce başörtüsüyle barışma şovuyla başladılar. Kılıçdaroğlu'nun "çarşaf açılımı" bu "değişimin" en bariz göstergesiydi.
Daha sonraları muhafazakâr partilerle kurdukları "yuvarlak masa ittifakının" da etkisiyle, bir zamanlar "gerici" diye yaftaladıkları kesimin söylemlerini terennüm etmeye başladılar.
Malumunuz artık "Laiklik elden gidiyor" yaygarası koparmıyorlar.
Bunun yerine "Yaşam tarzımıza karışacaklar" algısına yatırım yapıyorlar. Üstelik hiçbir dönemde kendi yaşam tarzlarını böylesine fütursuzca sergileyemedikleri hâlde...
Şu hâle bakın: Bir yandan bu algı operasyonunu yürütürken, diğer yandan "Benim bedenim, benim kararım" sloganları eşliğinde tanga şortlarla arzıendam etmeye başladılar.

***

Elbette bunların mahut değişimi, samimi bir yüzleşmenin değil; tamamen pragmatik kaygıların eseriydi.
Yoksa "Ayol bunlar da her yerde" tarzı dışlayıcı lakırdılara imza atmaz, şiddete varan densizliklere başvurmazlardı. Hele ki şekvacı olanlara, 28 Şubat travmasıyla alay edercesine, "Yine mi mağdur oldunuz!.." demezlerdi.
İçlerinde pişmanlık duyana da rastlanmadı.
Tam aksine "öteki" için pişmanlık mizansenleri ürettiler. Rol icabı başörtüsü taktığı ortaya çıkan o "müftünün karısı" bunun ibretlik örneğiydi.

***

Daha geçenlerde, Ardahan ziyareti sırasında Özgür Özel'in yanına yaklaşan ve 25 yıl imamlık yaptığını belirten o eleman da "Artık imamlığı bıraktım, kızıl komünist oldum. Lütfen sert muhalefet yapın..." dedi.
Ne kadar enteresan değil mi?
İmamın kızı, imamın kendisi, müftünün karısı, daha nesi ve nesi pişman olup bunların safına katılırken, bugüne kadar hiçbir ayyaş veya kumarbaz veya eskort veya ateist tövbe edip bunların sözde "hak yoluna" girmedi...
Demem o ki, ne kadar saklamaya çalışsalar da bilinçaltları onları ele veriyor.
Cumhuriyet gazetesinin geçen gün attığı "Gerici kıskacı" manşeti bunun göstergesidir.
Marmaray'dan devasa havalimanlarına kadar ülkeyi büyüten her yeniliğe takoz koyanların kalkıp milleti "gericilikle" itham etmesi de ne bileyim...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.