SALİH TUNA
Kaybedeceği belliydi
İngiliz gazeteci ve tarihçi Tim Stanley, Holokost sonrası Yahudilere bir vatan kurulması Batı'da bir insan hakları davası olarak görülürken, bugün bunun yerini Filistin devleti aldı diyor.
The Telegraph'taki yazısında bununla da kalmıyor...
İsrail'in (artık kurulmasını destekledikleri) Filistin devletinin önündeki amansız engel ve hatta zalim güç olarak görülmeye başlandığını ifade ediyor.
Demek ki...
Yıllardır Batı'ya pazarlanan o dokunulmazlık efsanesinin, o büyük mağdur-mazlum mitinin sonuna gelindi.
***
Bill Ackman herhangi biri değil. Gazze soykırım sürecinde bile İsrail'in ABD'deki en büyük savunucularından.
O kadar ki...
ABD'deki kampüs protestolarının bastırılması için fonunu geri çekmekle üniversiteleri tehdit ettiği gibi, diğer Yahudi milyarderleri de organize etmişti.
Ne ki etki ve güç bakımından Ron Lauder'in yanında devede kulak bile değil.
***
Lauder kim mi?Ömrünü siyonist projeye adamış, Netanyahu'yu vaktiyle parlatmış siyonist baronların önde giden milyarderlerinden biri.
Seçimden birkaç gün önce Haaretz'e verdiği oldukça uzun söyleşide, Netanyahu'nun seçimi kaybetmesinin İsrail'in izolasyondan ve yaptırımlardan kurtulması için gerekli olduğunu vazetti.
Lauder biraz da ilginç bir kişilik. Hem de baba Esad'la (Hafız Esad) şarap muhabbetleri yapacak kadar. (Esad İsrail şarabını seviyormuş, vay be!)
Önemli olan şu:
Mezkûr söyleşi, Netanyahu'nun kalemini kırdığının göstergesiydi.
Öyle de oldu.
Ne Trump'ın Netanyahu'yu desteklemesi ne de "Ben gidersem Filistin devleti kurulur, İran bize nükleer silah kullanır" şeklindeki Netanyahu'nun "korku siyaseti" fayda etti.
Kalemini nasıl kırmışlarsa artık, (The New York Times haberine göre) Netanyahu seçim öncesinde İran'a saldırmak için o kadar bastırdığı hâlde sonuç alamamış.
Sandıktan çıkan sonuçlar siyonist baronların hükmünü tescilledi.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.