TİMUR SIRT
Yapay Zeka’da tekel tehlikesi
GÜÇ ŞİRKETLERİN ELİNDE
Cansu Canca yapay zeka konusunda gücün sınırlı sayıda şirketin elinde toplanmasına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Yapay zekâ ve etik ilişkisini ilginç kılan, yapay zekâ kullanan sistemlerin her sektörden teknolojiyi dönüştürme ve bunu yaparken de hayatımızı ve toplumu birçok yönden etkileme gücünün olması. Ve tabii bir de bu gücün belirli ellerde toplanıyor olması. Yani burada etiğin göz ardı edilmesi durumunda doğacak problemler bir yanda güvenerek (ya da üzerinde düşünmeyerek) kullandığımız sistemlerin bize zarar vermesi, diğer yanda ise biz farkında bile olmadan paylaştığımız bilgilerimiz sayesinde dünyada büyük bir gücün 5-10 şirketin elinde toplanması. Teknolojik, ekonomik ve sosyal değişim için de geçerli."
HER KONUDA KARŞIMIZA ÇIKACAK
"Etik kaygıları yapay zekâ geliştirme sürecine entegre etmemizin amacının sadece etik sorunları önlemek değil, buna ek olarak geliştirilen projelerin ve ürünlerin insanlara ve topluma olabildiğince faydalı olmasını sağlamak" olduğunu ifade eden Canca, kurumların etik sorunları çözmede kendileri sorumluluk almadıklarında, sistemin kendi katkıları olmadan, tamamen yasa koyucular tarafından hukuki düzenlemeler ile şekillenmesini kabullenmiş olduğunu belirtiyor. Canca, "Girişimler etik değerler konusunda daha değerli ve sorumluluk almaya kurumlara göre daha yatkın. Sonunda hepimiz tabi olacağız. Yani bu sistemlerin etik olması daha sonra siz bir işe başvururken, kredi başvurusu yaparken, sağlık veya eğitim hizmeti alırken, size karşı haksızlık yapılmaması için de önemli" diyor.
ALGORİTMALAR KONTROL ETMESİN
Doğru bilgiye erişimin önemine vurgu yapan Canca, "Demokrasi değerini, kişilerin doğru ve gerekli bilgilere sahip olarak, seçenekleri bilerek, kendi değerlerine göre karar vermesinden ve her bir bireyin bu şekilde söz sahibi olmasından alıyor. Bilgiye erişimimizin yapay zekâ kullanan sistemler tarafından düzenlendiği bir çağdayız. Öğrendiğimiz, araştırdığımız, gözümüze takılan, görmemiz istenen her şey kullandığımız Google, Facebook, Twitter ve hatta Google Scholar gibi platformların algoritmaları tarafından bize sunuluyor. Dolayısıyla, demokrasiye olan tehdit, tam da kişinin kendi kararını verebilmesi için ihtiyaç duyduğu bilgiyi ve seçenekleri öğrenmesi aşamasında devreye giriyor. Bunun yolu da artık yapay zeka kullanan sistemlerin bilgiyi düzenlemede kullanılırken doğru ve etik kullanımını sağlamaktan geçiyor" diye konuştu.
SORUNLAR YENİ DEĞİL ESKİ
Yapay zekâ kullanan sistemlerin ortaya koyduğu etik soruların çoğunun yeni olmadığına vurgu yapan Canca, "Bunlar çoğunlukla bildiğimiz, felsefe ve sosyal bilimlerde geniş literatürü olan sorular. Burada yapay zekânın esas etkisi problemlerin etki hızını ve alanını arttırması. Mesela, ayrımcılık (cinsiyet, sosyo- ekonimik statü, vb.) var olan ve kendini işe alımlardan ceza sistemine kadar çeşitli alanlarda gösteren bir sosyal sorun. Yapay zekâ kullanan sistemlerde ayrımcılık olması bunun daha sistematik, daha hızlı, ve daha çok kişiye karşı yapılması sonucunu doğuracak. Yani sorunun aslı değişmese de önemi bu şekilde yükselmiş oluyor" diye konuştu.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.